İçeriğe atla

Leylâ Vü Mecnûn 2301-2400

Boyut

Ey fark-ı emel külâh-dûzı

Sâhib-rakam-ı berât-ı rûzî


Rahm et men-i zâr ü bî-nevâya

Derd-i dilümi yetür devâya


Leylîni sen eyledün perî-veş

Kim câna cemâli urdı âteş


Sen kıldun anı belâ-yı âlem

Ol etdi meni şikeste-i gam


Verdün ana hüsn-i âlem-efrûz

Saldı mana âteş-i cihân-sûz


Derd ile meni sen eyledün zâr

Men handan u Leylî-i cefâ-kâr


Leylî ki meni belâya saldı

Bir görmek ile karârum aldı


Yohdur revişinde ihtiyârı

Kim döndüre alduğı karârı


Bî-çâredür öz işinde ol hem

Senden bulunur bu zahma merhem


Hem sen keremünden et ilâcum

Kes gayrı kişiden ihtiyâcum


Çoh çoh hükemâya söyledüm hâl

Teşhîs-i marazda oldılar lâl


Bildüm ki hakîm-i ferd sensen

Dânâ-yı cemî‘-i derd sensen


Ger derd ü eğer devâ senündür

Hâkim sensen rızâ senündür


Rahm eyle vü kıl devâ-yı derdüm

Bî-dâd yeline verme gerdüm


Ya‘nî ki yetür kemâle zevküm

Günden güne kıl ziyâde şevküm


Sal çeşmüme la‘linün hayâlin

Ver tab‘uma hüsninün kemâlin


Dâim anı mende zâhir eyle

Lutf et iki sûreti bir eyle


Kadrüm gamı içre mu‘teber kıl

Derdin mana rûzî ol kadar kıl


Kim kimseye ol olup müyesser

Kimse mana olmaya berâber


Görmek ruhın olmaz olsa makdûr

Hûn-bâr gözümde olmasun nûr


Zevk-i elemi olursa nâ-yâb

Mecrûh tenümde olmasun tâb


Münâcât


Yâ Rab kemâl-i mertebe-i Mustafâ hakı

Sıdk u safâ-yı silsile-i enbiyâ hakı


Senden yeter velîlere te’yîd-i iktidâ

Sen muktedâ-yı âlem eden evliyâ hakı


Düşmez harîm-i kurbüne bî-gâneler yoh

Ol bârgâha mahrem olan âşinâ hakı


Kahrundaki siyâset ü asîb havfı-çün

Lutfundaki letâfet-i feyz ü recâ hakı


Uşşâka yâr kılduğı cevr ü cefâ içün

Ma‘şûka âşık etdüği mihr ü vefâ hakı


Leylîde eyledüğün feyz-i hüsn içün

Mecnûna verdüğün gam ü derd ü belâ hakı


Fakr u fenâ saâdeti verdün Fuzûlîye

Anda olan saâdet-i fakr u fenâ hakı


Tamâmî-i sühan


Eylerdi bu sûz ile münâcât

Mihnetlere isteyüp mükâfât


K’açıldı gül-i hadîka-i rûz

Gösterdi güneş cemâl-i fîrûz


Mürg-i dem-i subh çekdi âvâz

Zâğ-ı şeb-i tîre kıldı pervâz


Hem safha-i âlem oldı rûşen

Hem dâne-i encüm oldı hırmen


Gün âyîne-dârı oldı gerdûn

Tökdi kademine dürr-i meknûn


Subh urdı safâ vü sıdkdan dem

Açıldı gül-i neşât-ı âlem


Te’sîr-ı safâ-yı câm-ı hurşîd

Gök gülşenin etdi bezm- i Cemşîd


Lâle kimi dağa çıhdı Mecnûn

Nezzâreye açdı çeşm-i pür-hûn


Gördi ki gelür nedîm-i kâmil

Hem-râz-ı kadîm Zeyd-i kâbil


Ruhsârında neşâtdan nûr

Behcet gözine cemâli manzûr


Yoh zerrece gussa vü melâli

Mecnûna aceb görindi hâli


Sordı ki nedendür inbisâtun

Âdetçe görinmeyen neşâtun


Maksûduna dest-res mi buldun

Dildâruna hem-nefes mi oldun


Ne kadr ile ser-bülend olupsen

N’oldı ki neşât-mend olupsen


Zeyd açdı der-i hizâne-i râz

K’ey turfe hümâ-yı evc-i i‘zâz


Dün tavf-ı diyâr-ı yâr kıldum

Ol serv yana güzâr kıldum


Ta‘vîz vesîlesiyle bir dem

Oldum harem-i visâle mahrem


Gördüm meh-i ârızın ziyâsuz

Âyîne-i tal‘atın cilâsuz


Ne la‘l-i lebinde katraî âb

Ne mâh-ı ruhında zerreî tâb


La‘l-i tere eşki gevher-engîz

Berg-i güle nergisi güher-rîz


Gördü meni etdi nâle-i zâr

Râz açdı mana ki ey vefâ-dâr


Düşdi ola necde reh-güzârun

Gördün ola hâlin ol figârun


Mecnûnımı gördün ise bi’llâh

Eyle men-i zâr-ı andan âgâh


Nişe geçer ola mâh ü sâli

Kim ola refîki n’ola hâli


Bi’llâh güzer etsen ol yanaya

Rahm et men-i zâr ü mübtelâya


Menden ana şerh-i za‘f-ı hâl et

Hâlin men-i hasteden suâl et


Söyle nişesen hücûm-ı gamdan

Tuğyân-ı meşakkat ü sitemden


Matem-zede olduğun eşitdüm

Kıldum yaha çâk ü şîven etdüm


Ol serv ki çıhdı bu çemenden

Menden geldi değül ki senden


Ancak bir ol idi kim çeküp gam

İsterdi meni senünle hem-dem


Çoh gördi bize sipihr-i gaddâr

Yüz min ağyâr içinde bir yâr


Bir zulmdürür bu âşikâre

Elden ne gelür muna ne çâre


Bu ded ki az değül yöküşdür

Hem sabr edeyüm ki sabr hoşdur


Men dut ki mukayyed-i hisârem

Mahbûs-ı hicâb-ı neng ü ârem


Ger şem‘e açılsa şerh-i râzum

Sâyemden olur min ihtirâzum


V’er sâyeme söylesem gam-ı dil

Şem‘ün hasedi gelür mukâbil


Ne yazmağa nâme ihtiyârum

Ne etmeğe arz râz-dârum


Gonca kimiyem men-i perîşân

Ağzum dutulu içüm dolu kan


Sen kim şeh-i kişver-i rızâsen

Her kime dilersen âşinâsen


Yoh hükmi sana çü hâme gayrün

Öz başunadur hemîşe seyrün


Âyâ ne içün kılursen ihmâl

Hâl-i dilün eylemezsen irsâl


Öz nazm-ı latîf ü dil-keşünden

Mazmûn-ı ibâret-i hoşundan


Lutf ile kılup hemîşe tahrîr

Göndermedüğün değül mi taksîr


Senden değülem bu işde râzî

Hâlâ kerem et hilâf-ı mâzî


Nazm eyleyüben beyân-ı hâlün

Şerh-i ruh- i zerd ü eşk-i âlün


İrsâl ede gör men-i hâzîne

K’ol cevhere cân edem hazîne


Elfâzı olup hemîşe zikrüm

Bu kâr-geh içre bikr-i fikrüm


Tarz-ı gam edende câna tasvîr

Ol nakşdan ola çâşnî-gîr


Hem hâl-i dilin kılurdı izhâr

Hem bu gazeli ederdi tekrâr


Bu gazel Leylî dilindendür


Niçün ol safha-i kâfûra kilkin müşg-bâr etmez

Yazup bir ruk’a lutf ile bizi ümmîd-vâr etmez


Menümle dûst lutfın az bilüp çoh ta‘n eder düşmen

Niçün lutf eyleyüp düşmenleri bir şerm-sâr etmez


Gel ey göz yâr hattın nâmede görmek heves kılma

Ki hatt-ı nâme def‘-i derd-i hecr-i hatt-ı yâr etmez


Kebûterden umârdum nâmesin gör za‘f-ı tâli‘ kim

Görüp âhum odın menden yanâ ol hem güzâr etmez


Fuzûlî nâme-i dildâr bir ta‘vîzdür gûyâ

Ki ansuz haste-diller hâtırı bir dem karâr etmez


Tamâmî-i sühan


Mecnûn ki eşitdi ol peyâmı

Baht-ı mütemerrid oldı râmı


İkbâline i‘tikâdı oldı

Dildârına i‘timâdı oldı


Hûn-âb-ı sirişkden çeküp nem

Gül-zâr-ı zamîri oldı hurrem


Hem güldi yüzi çerâğlar tek

Hem gönli ucaldı dağlar tek


Zeyde dedi ey refîk-ı sâdık

Men vahşîye hem-dem-i muvâfık


Çün müjde-i merhamet yetürdün

Yârum haberin mana getürdün


Menden hem ana yetür senâlar

Râz eyle dürûdlar duâlar


Hâk-i derine yetür niyâzum

Dergâhına arza eyle râzum


K’ey cânuma datlu derd dâğı

Gönlüm ferâhı gözüm çerâğı


Li’llâhi’l-hamd yâr imişsen

Men istedüğümce var imişsen


Ahdünde vefâ bulındı âhir

Şehdünde şifâ bulındı âhir


Bildüm ki meni seversen ey mâh

Ahsent ahsent bâreka’llâh


Lutfun haberi karârum aldı

Şîrîn sözün ihtiyârum aldı


Lutfun eşidüp ciğer olur âb

Şîrîn sözüne getürmezem tâb


Âh er kılup özge resm bünyâd

Nâgeh dutasen tarîk-i bî-dâd


Telh ola sözün misâl-i bâde

Lutf olmaya kahr ola arada


Hûblar işi cevr ile cefâdur

Senden görinen mana vefâdur