İçeriğe atla

Leylâ Vü Mecnûn 2001-2100

Boyut

Cefâ-yı çerh-i kec-reftâr elinden var min derdüm

Bu yetmez mi ki bir derd arturursen derdüme sen hem


Gehî şevk-i visâl ü geh belâ-yı hecr ile zârem

Özüm hem bilmezem derdüm nedür men niçe bîmârem


Gam-ı aşk içre min dermân yoh derde giriftârem

Bu yetmez mi ki bir derd arturursen derdüme sen hem


Cüdâ senden belâ vü derd-i hicrân ile dutdum hû

Kılur her dem mana bî-dâd derd ayru belâ ayru


Belâ vü derde düşdüm rûzgârum beyle hâlüm bu

Bu yetmez mi ki bir derd arturursen derdüme sen hem


Tabîb-i akla çoh izhâr kıldum derd-i pinhânı

Men-i bîmâra kat‘â olmadı bir sıhhat imkânı


Ezelden var min derdüm yohdur hîç dermânı

Bu yetmez mi ki bir derd arturursen derdüme sen hem


Fuzûlî her zaman bir ta‘n ile bağrum kılursen kan

Aceb bilmez misen aşkdan geçmek değül âsân


Bilürsen düşmişem bir derde kim yohdur ana dermân

Bu yetmez mi ki bir derd arturursen derdüme sen hem


Tamâmî-i sühan


Yazıldı çü nâmeye gam-ı dil

Zeyde dedi ey hakîm-i kâmil


Ta‘vîzün ile hoş oldı hâlüm

Zâil oluben gam ü melâlüm


Hattun mana nüsha-i şifâdur

Ta‘vîzün eser kılur duâdur


Her gün gel yaz beyle ta‘vîz

Tâ sıhhate bulmak ola ümmîz


Bir yazılu nüsha var mende

Bi’llâh bile al anı gedende


Gerçi bilürem anı ki hatdur

Bilmen ki sahîh ya galatdur


Ağlâtına ver kemâl-i îzâh

Ger var ise sehvi eyle ıslâh


Takrîb ile verdi Zeyde mektûb

Beyle gerek ehl-i akla üslûp


Mecnûna çü nâme oldı vâsıl

Dür gördi akîkine mukâbil


Mefhûmdan etdi kesb-i maksûd

Leylî tarafından oldı hoşnûd


Bu Mecnûnı atâsı sahrâda bulduğıdur ve Nasîhatle ıslâhından âciz olduğıdur


Tahrîr kılanda ehl-i inşâ

Beyle bu misâle çekdi tuğrâ


Kim gussa-i dehr mübtelâsı

Mecnûn-ı şikestenün atası


Kalmışdı melâlet içre dün gün

Ne güni gün idi ne düni dün


Getmişdi elinden ihtiyârı

Gündüz sabrı gece karârı


Kılmazdı tereddüdinde taksîr

Bulmazdı bu derde hîç tedbîr


Bir gün anı etdiler haberdâr

K’ey pîr-i şikeste-i dil-efgâr


Dün Leylî atası ol siyeh-dil

Ol mün‘im-i sifle pîr-i câhil


Ser-hayli yanında dâd ederdi

Mecnûn-ı hazîni yâd ederdi


Kim bu delü hükme olmayıp râm

Halka bizi eyler oldı bed-nâm


Peyveste yeter bize belâsı

Nevfel gazabından et kıyâsı


Çün mahz-ı şer oldı zât-ı ef‘î

Vâcib görinür müdâm def‘i


Her niçe ki tende cânı vardur

Nâmûsumuza ziyânı vardur


Nâmûs bizüm değül senündür

Def‘ eyleye gör ki düşmenündür


Çünkim zararında gördiler nef‘

Azm eylediler ki edeler def‘


Yâdun değül eyle oğlunı yâd

Kıl çâre ki düşmen olmaya şâd


Ol pîr düşüp min ıztırâba

Nâ-çâr özin verüp azâba


Sahrâlara dutdı seyl tek rû

Cehd ile yöğürdi gezdi her sû


Menzil menzil sirişki kanın

Rehber kılup istedi nişânın


Çün geceye gündüz oldı tağyîr

Oldı gece zulmeti cihân-gîr


Ref‘ oldı alâme-i menâzil

Ol pîre tereddüd oldı müşkil


Ser-geşte gezerken isteyüp râh

Bir şu‘le ana görindi nâgâh


Ol pîrün olup delîl-i râhı

Rûz etdi ol od şeb-i siyâhı


Sandı odı yanduran Arâbdur

Hayl ü haşem ol oda sebebdür


Pervâne kimi yüz urdı nâra

Çün yetdi ve eyledi nezâre


Gördi ki bu şu‘le bir nefesdür

Ne şu‘le-i cirm-i hâr ü hasdür


Mecnûndur bu ki âh-ı ser-keş

Çekmiş urmış cihâna âteş


Kat‘-ı nazar eylemiş cihândan

Geçmiş ser ü çeşm ü cism ü cândan


Ne mülk ne mâl cüst ü cûsı

Ne ata ne ana ârzûsı


Getmiş yele berg-i i‘tibârı

Ol kalmış ü merg intizârı


Ol pîr çü gördi oğlı hâlin

Tökdi ruh-i zerde eşk-i âlin


Yanında oturdı zâr ü gam-nâk

El urdı ki çehresin ede pâk


Ol şîfte açdı çeşm-i pür-nem

Kimsen dedi ey menümle hem-dem


Ger elçi isen yetür peyâmun

Ver müjdesin ol meh-i tamâmun


V’er yolcu isen oturma gâfil

Azm eyle gözet bir özge menzil


Ol pîr tazarru‘ etdi âğâz

K’ey nakd-i hayâta kîse-perdâz


Men dürcem ü sen dür-i şeb-efrûz

Ya‘nî atanem men-i seyeh-rûz


Ey hâsıl-ı mezra‘-ı vücûdum

V’ey ömr ticâretinde sûdum


Ey cevher-i cânumun behâsı

V’ey dîde-i bahtumun ziyâsı


Derdüm olasen menüm penâhum

Fahrum şerefüm ümîd-gâhum


Menden bu serîr olanda hâlî

Sen olasen ehl-i mülke vâlî


Halk ede seni görende yâdum

Bâkî senün ile ola adum


Ger tıflığunda mest bî-bâk

Sahrâya düşüp yahan kılup çâk


Oldun reh-i aşk içinde meşhûr

Ma‘zûr idün ol zamanda ma‘zûr


Her vaktdedür bir emr gâlib

Her ahddedür bir iş münâsib


Nev-reslere aşk bir hünerdür

Ser-hadd-i kemâle râh-berdür


Hâlâ ki makâm-ı akl buldun

Tahsîl-i kemâle kâbil oldun


Senden ne revâ bu mâcerâlar

Sermâye-i ayb olan sadâlar


Ger gâfil idün ol imdi âkil

Sahrâlara düşme gezme gâfil


Vahşîler ile nedür bu birliğ

İnsân ile hoş değül mi dirliğ


Gör vahş ile vahş tayr ile tayr

Hem-cins ile hoşdur eylemek seyr


Rahm et men-i zâr ü nâ-murâda

Koyma bu meşakkat ü belâda


Kâfûr veş oldı müşg-i nâbum

Bu subhda sensen âftâbum


Olmak elifüm karîne-i dâl

Meylüm sana olmağınadur dâl


Devrân sitemiyle câna yetdüm

Men özge diyâr azmin etdüm


Gel tapşurayum sana makâmum

Zabt eyle bisât-ı ihtirâmum


Ne sûd hemîşe mestliğden

Ne fâide büt-perestliğden


Ey mest kemâl-i hiddetünden

Yohdur haberün kabâhatünden


Ol lahza ki hûşyâr olursen

Elbette ki şerm-sâr olursen


Ey bütkedeler sanem-peresti

Çün ref‘ ola bu hicâb-ı mestî


Mezmûm olup etdüğüm bu hâlet

Elbette sana verür hacâlet


Bir dilbere ver gönül ki dâim

Bünyâd-ı sebâtı ola kâim


Ger olsa yolında bu cihân hâk

Dâmânı ola gubârdan pâk


Sen saydı olan huceste şehbâz

Her lahza kılur bir elde pervâz


Geh Nevfeledür mutî‘-i fermân

Geh İbni Selâma mûnis-i cân


Sen beyle belâlara giriftâr

Ol eyle çerâğ-ı bezm-i ağyâr


Şerm eyle bu aşk-bâzlığdan

Bî-fâide cân-güdâzlığdan


Yohdur çü bekâsı rûzgârun

Farz eyle ki oldı yâr yârun


Vasl etme anunla kim bilürsen

Bir gün olur ondan ayrılursen


Terk eyle bu herze herze seyri

Yâd eyle İlâhı anma gayri


Kim nefse meâd ü merca‘ oldur

Kat‘ et ana söz ki makta‘ oldur


Hak sun‘ına dehr kâr-gehdür

Munda amel etmemek günehdür


Her kime gerek gelen mahalde

Bu kâr-geh içre bir amelde


Her kim ne amel kılursa bünyâd

Müzdini verür amelce Üstâd


Ey kâr-geh-i cihâna dâhil

Sen hem amel eyle olma kâhil


Vakt oldı sefer kılam cihândan

Âvâre olam bu hâk-dândan


Vakt oldı verem fenâya tahtum

Kadr ile çekem bekâya rahtum


Gel yanuma eyle fikr hâlüm

Bîgâneye verme mülk ü mâlüm


Çoh genc yığınca çekmişem renc

Koyma ki nasîb-i gayr ola genc


Aşkun bilürem ki beyle kalmaz

Dâim seni gam bu hâle salmaz


Bahtun uyananda bu yuhudan

Hırsun yorulanda cüst ü cûdan


Korhum bu ki özge ola hâlüm

Dünyâda ne men kalam ne mâlüm