İçeriğe atla

Leylâ Vü Mecnûn 2101-2200

Boyut

Bî-kesliğ olup sana mukarrer

Bî-kes olasan müdâm ü bî-zer


Âkil kişi dûr-bîn gerekdür

Dünyâya ümîd bir direkdür


Çün pendi düketdi ol hıred-mend

Mecnûna tefâvüt etdi ol pend


Devletlü sözine oldı mâil

Bir fikr etdi ki ola âkil


Kat‘ ede selâsil-i cünûnı

Sevdâsınun olmaya zebûnı


Terk eyleye ârzû-yı dildâr

Aşka dahi olmaya giriftâr


Ammâ yine aşk şehriyârı

Fermânına çekdi ol figârı


K’ey varı menüm olan cihânda

Nen var senün bu cism ü cânda


Câna tama‘ etme kim menümdür

Terk eyle teni ki meskenümdür


Menden geç ü cân ü tenden ayrıl

Koy varlığunı özünle sen bil


Gül-bün kimi kanı cûşa geldi

Bülbül sıfatı hurûşa geldi


K’ey ayn-ı salâh olan beyânı

Va‘zı mana âfiyet nişânı


Men hem muna kâilem ki pendün

Mazmûn-ı kelâm-ı sûd-mendün


Nisbet mana hayrdür değül şer

Ger olsa eşitmeği müyesser


Gerçi sözüne kulağ dutdum

Ne sûd eşitdüm ü unutdum


Sen deme ki dut haber sözümden

Kim yoh haberüm menüm özümden


Aşk aldı derûnum ü bîrûnum

Getdi yele sabrum ü sükûnum


Men akla teveccüh eylerem çoh

Sevdâ yolumı duta ki yoh yoh


Sen handan ü terk-i aşk handan

Aşk-ı ezelî çıhar mı cândan


Halkun sitemiyle câna yetdüm

Terk eyle meni ki terkün etdüm


Lutf eyle zaman zaman verüp pend

Islâhuma olma ârzû-mend


Artar elemüm bu mâcerâdan

Âteş kimi cünbiş-i hevâdan


Bir şîşe ki oldı pâre pâre

Peyvendine hîç var mı çâre


Teklîfümi kılma hânümâna

Gör sür‘at-i gerdiş-i zemâne


Çün sen hem anı koyup gedersen

Anda meni iledüp n’edersen


Ancak mana arz-ı mülk ü mâl et

Oğlunı özün kimi hayâl et


Farz eyle ki mâle oldı vâlî

Getdi yine gayre koydı mâli


Ol kişver-i aşk pâdişâhı

Ol evc-i belâ vü derd mâhı


Özr ile kılurdı eyleyüp âh

Babasına şerh-i gam ki nâgâh


Lerzân oluben ten-i hazîni

Kan doldı kolından âstîni


Elverdi atasına tehayyür

Mecnûn dedi eyleme tefekkür


Fasd eyledi ol büt-i perî-zâd

Nîş urdı anun kolına fessâd


Ol zahm eseri görindi mende

Biz bir rûhuz iki bedende


Bizde ikilik nişânı yohdur

Her bir tenün özge cânı yohdur


Sağınma ki oldur menem men

Bir cân ile zindedür iki ten


Hurrem olurem ol olsa hurrem

Gam yetse ana mana yeter gam


Ol pîr çü vâkıf oldı hâle

İnsâf getirdü ol kemâle


Bildi ki değül bu nakş bâtıl

Olmaz hiyel ile aşk zâil


Min-ba‘d nasîhat etmez oldı

Ta‘n ile fazîhat etmez oldı


Terk etdi tarîka-i nizâın

Nevmîd olup eyledi vedâın


Bu Mecnûn atasınun terk-i nizâ‘ etdüğidür ve Nâ-çâr hasretle vedâ‘ etdüğidür


K’ey rişte-i gevher-i murâdum

Âyîne-i hüsn-i i‘tikâdum


Bir lahza bana terahhum eyle

Güftârum eşit tekellüm eyle


Pervâ-yı men-i şikeste-hâl et

Azm-i sefer eyledüm halâl et


Nâ-hoş sana menden idi ahvâl

Men getmelü oldum imdi hoş kal


Zinhâr şikâyet etme menden

İnciklü hikâyet etme menden


Dirlikde çün senden almadum kâm

Tevsenliğe düşdün olmadun râm


Budur keremünden iltimâsum

Kim dutasen öldüğümde yasum


Her lahza edüp figân ü zârî

Toprağuma edesen güzârı


Teklîf-i neşât ü ayş kılman

Kim sen deyesen bu resmi bilmen


Feryâd ü figândur asl-ı mâtem

Sen hod bu revişdesen müsellem


Öz âdetün ile nâle eyle

Ecrini mana havâle eyle


Budur garazum ki dûst düşmen

Üstümde durup kılanda şîven


Bî-kesliğüm olmaya mana âr

Ma‘lûm edeler ki vârisüm var


Çün kıldı vasiyyet ol perîşân

Döndi eve geldi zâr ü giryân


Derd ü elem etdi anı rencûr

Kalmadı hayâtı şem‘ine nûr


Derdine bulınmaz oldı dermân

Mecnûn dedi verdi âkıbet cân


Dünyâya ümîd dutmak olmaz

Hergiz ölümi unutmak olmaz


Hoş hâne-i ayşdür bu âlem

Derdâ ki değül esâsı muhkem


Bu Mecnûnun atasınun vefâtından haberdâr olduğıdur ve Mezârına yol bulduğıdur


Sâkî mey-i lâle-fâm yoh mı

Dözmen bu humâra câm yoh mı


Öldürdi meni gam-ı nihânî

Yohdur mı şarâb-ı ergavânî


Gam def‘ine durma eyle tedbîr

Elden geleni gel etme taksîr


Dünyâ ki nigâr-ı dil-rübâdur

Zinhâr sağınma bî-vefâdur


Sen gerçi olupsen ana meftûn

Oldur talebünde senden efzûn


Sensen ana cehl ile taleb-kâr

Oldur sana ilm ile hevâ-dâr


Her niçe ki ana mihmânsen

Ayş ü tarab ile kâm-rânsen


Andan sefer ihtiyâr edende

Kurb-i Haka yüz dutup gedende


Göz sürmesi eyleyüp gubârun

Tâ mahşer ola nigâh-dârun


Yolunda özin verür fenâya

Sahlar seni tapşurur bekâya


Her kim ki bu nüktedendür âgâh

Devrân-ı felekden etmez ikrâh


Hem dirlikde azâbı olmaz

Hem mevtden ictinâbı olmaz


Bir gün ahıdup sirişk-i gül-gûn

Necd üzre oturmış idi Mecnûn


Min ta‘n ile bir cefâcı sayyâd

Ol zâra yetişdi kıldı feryâd


K’ey ârdan el içinde ârî

V’ey nâkıs olan ıyâr-ı ârı


Yoh sende nişân-ı nâm ü nâmûs

Efsûs ki ârsuzsen efsûs


İnsâf değül sitemde isrâf

İnsâfsuz olduğuna insâf


Dirlikde atanı etmedün şâd

Bâri kıl anı ölende bir yâd


Cân verdi mahabbetünde ol pîr

Yâd eylemedün nedür bu taksîr


Yohdur mı cibilletünde âzerm

Allâhdan eylemez misen şerm


Mecnûna bırahdı ol sadâ sûz

Arturdı figânın ol siyeh-rûz


Bârân kimi daşa urdı başın

Mey kimi ayağa tökdi yaşın


Kabrin sorup istedi nişâne

Oldı gözi yaşı tek revâne


Çün gördi atasınun mezârun

Şem‘ eyledi ana cism-i zârın


Târ-ı tene derdi tâb verdi

Dil âteş ü dîde âb verdi


Levh eyledi göğsini mezâra

Dırnağ ile kıldı pâre pâre


Bağrına basup mezâr-ı pâkin

Gül yaprağı etdi levh-i hâkin


Efgân ile tâze kıldı mâtem

Efgânı içinde derdi her dem


K’ey bânî-i bünye-i vücûdum

İsyânı ziyân rızâsı sûdum


İrşâdunı bilmedüm ganîmet

Yüz vây ki fevt olındı fursat


Yüz hayf ki dutmadum tarîkun

Bir niçe gün olmadum refîkun


Feyzün bana olmadı müyesser

Sen hayr dedün mey eyledüm şer


Cevr ile sana cefâlar etdüm

Yanlış vardum hatâlar etdüm


Ey devletüm olma dûr menden

V’ey şem‘ götürme nûr menden


Olsam gam-ı âleme giriftâr

Ancak sen idün enîs ü gam-hâr


Hem-râzum idün şikâyetümde

Dem-sâzum idün hikâyetümde


N’oldı gamuma getürmedün tâb

Korhutdı seni meğer bu girdâb


N’oldı sebep eyledün azîmet

Menden mi idi sana hezîmet


Ey menşe’-i cevher-i hayâtum

Hoşnûdlığundadur necâtum


Bildüm işümi günâhkârem

Geldüm sana hâr ü şerm-sârem


Dünyâda seni men eyledüm zâr

Ukbâda meni sen eyleme hâr


Yahdun meni âteş-i cefâya

Saldun gam u mihnet ü belâya