Edip Cansever Şiirleri
Şiirler
121–150 / 202 şiir · sayfa 5/7- Manastırlı Hilmi Beye Dördüncü Mektup
Yıllar geçmedi, yıllar eskidi Dokunduğum yerde kalıyorum Yaşlı bir kelebek gibi. Yeni bir renk buldum bugün, suyun atkısı rengi Oyuğumdan çıktım…
- Manastırlı Hilmi Beye İkinci Mektup
Susmanın su kenarındayız bugün ne kadar sevgiyle konuşsak -konuşuyoruz da- korkuyoruz gözgöze gelince hilmi bey korkuyoruz sanki gözler rakiptir de birbirine -öyle değil mi-…
- Manastırlı Hilmi Beye Üçüncü Mektup
Yaşamaya yerleşiyor seniha Kendi yaşamına -Güvercinsiz bir avlu mu? olabilir Sırları dökülmüş bir ayna? - Oysa çok geçti…
- Masa Da Masaymış Ha
Adam yaşama sevinci içinde Masaya anahtarlarını koydu Bakır kâseye çiçekleri koydu Sütünü yumurtasını koydu Pencereden gelen ışığı koydu…
- Maydanoz
Hadi git İşkillenip durmasın söyle Şimdi sabah işler değişti Edip'e bir hal oldu şiir yazıyor de…
- Medüza
Derin, sessiz, iyi, böylece Güz, ölülerini bırakan kuşlar Yer kalmadı acıya ülkemizde Derin, sessiz, iyi böylece Gün ortası alacakaranlık bakışlar…
- Mendilimde Kan Sesleri
Her yere yetişilir Hiçbir şeye geç kalınmaz ama Çocuğum beni bağışla Ahmet Abi sen de bağışla…
- Mesire Yerleri
Sonra yavaş yavaş siz de Kırlara gömüldünüz Yaşayan bir aleme doğru Acildi hafifçe şemsiyeniz.…
- Muleta
Geçtikti bir gün hani Ormandan ve aydınlıkların fısıltısından Kenti görmeye gittikti yağmurda Yürüdüktü dar sokaklarda saatlerce Girdikte sonunda yanık yağ kokulu…
- Ne Gelir Elimizden İnsan Olmaktan Başka?
Ne çıkar siz bizi anlamasanız da Evet, siz bizi anlamasanız da ne çıkar Eh, yani ne çıkar siz bizi anlamasanız da. Hiçbir şey! Kadınlar geçtiği o kadın kokusu anlarında…
- Niye imalı öyleyse
Sözlerim kendim üstüne Gölgem beni istedi O ki istedi Suyum beni istedi O ki istedi…
- O Bile
Benim sözüme göre Gözün bildiğini el bilmez Elin bildiğini ağız bilmez Sözüme göre utanınm Yüreğim utanmak bilmez…
- O Mavilik Derdi
Beni uykudan uyandırır uyandırmaz Dünyanın bütün huyları yüzünde Ben bunlardan birini seviyorum en çok Sana bir nar kesip uzatıyor ya doğa Tutsam tanelerini…
- O Yalnız
O kadar ki, o yalnız Ona ilk rastladığım bir şeydir aklım Bir el sürer mavisini uzağa Uzaktan daha uzağa. Ardından Yetişir sayısızlığım.…
- Oda
Gün günden odamın şeklini alıyorum İşliyorum bu iniltili varlığı yeniden Kimbilir, duyuyorum yazgısını belki de Kuru bir dal parçasını içinden yiye yiye Dal olan bir böceğin…
- Ona Bir Kolye Vermiştim
Ona bir kolye vermiştim kendi sözlerinden Sürekli bir gülümseyişle yüzümdeki Görülmemiş bir ustalıkla acıyı ters yüz eden. Elbette bir ustalıktır bizim sevgimiz…
- Otel
Denizin alçalışıyla otel bir düştü Binlerce kalıntı şehir değerinde Sularla kaçışan ölümler türküsü Sırdaş olan denizlerin diline Taşlaşmış hayat ürpertileri ardından…
- Oyun Oynayanlar
MENZİL CAMBAZI I Tam orada, kuru ağacın altında Ey gök, gülümseme, kayboluyorum.…
- Öğle Sonu
Titriyor sazan balıkları Suyun altında Daha altında suyun sacları kesik Bir kızın yürüyüşü Gök bulanık ağlarken.…
- Ölü Bir Deniz Yıldızı
Ey sonbahar! ey düşsel yolculuk! seni Dolaştım yaz sıcaklarında, bekledim Duydum ki benim değildi artık, doğanın Kalbiydi uçurumlar toplamı kalbim.…
- Ölü Mü Denir
Ölü mü denir şimdi onlara Durmuş kalpleri çoktan Ölü mü denir şimdi onlara Kımıldamıyor gözbebekleri Ölü mü denir peki…
- Ölü Sirenler
Gerçekte duymadığım sesler bitti Öğleye doğru bir gökgürültüsü yalnız Karıştırdı ortalığı bir süre Gök akıttı bir parça yağmurunu Ve deniz kuşları umutsuz…
- Öyledir.
Her sevda başlangıçtır bir yenisine Öyledir, her yoğun günün sonu Ezip geçer yalnızlığın burukluğunu. Sen ki kendinden uzak binlerce tepedesin…
- Özleyiş
Gülüşümü ıslattım —kar yağdı bütün gün— Daha yağsın Kar yağsın bütün otellerin üstüne Üstüne üstüne bütün otellerin Kar yağsın…
- Paşetique
Sıcak sıcak sıcak Oturmuştum otların üzerine Eski tiyatronun ortasındayım Saydam bir sarkaç gibi sallanıyorum durduğum yerde Buhardan ve güneş kokularından.…
- Patron Masaya Gelir
Ben patronum, şöyle böyle bir adamım Bırakın konuşayım Bir bira içeyim konuşayım Kim ne derse desin kadınlara düşkünüm Ne yapayım öyleyim…
- Pesüs
Ben denizin kumları üzerinde durdum Bir heykel tadında olan ve bunu geçen Bir şekilde denizin kumları üzerinde durdum Durdum ki, şehrin son kalıntısı onu unutmak olsa gerek Diyordum. Ve bütün ayrıntılarından sıyrılmış bir düzlüğün…
- Phoenix
Ben orda, akşamına orospular dadanan Camlarında pis sinekler gezinen, ben orda Eskimiş bir tutuşla şarabını içiyor Kadınlarda ölüyor kadınsız bakışlarla Başıyla öne düşmüş yüreğiyle beraber…
- Robespierre
Her gün biraz daha yalnız Robespierre Ve Fransa biraz uğultulu Yalnızdır akşamı yok edilen bir subay Bilinmez ürkütülmüş atları ne çok sevdiği Her yalnızlık biraz ihtilâl.…
- Ruhi Bey Anlatıyor: Bir Düğün Günü Ve Sonrası
Kısacık bir gündü, bir iki dakikalık bir gündü Çocukların günü gibi bir gündü Kahverengi fotoğrafları vardı, bulanıktı Hiçbir şey açık seçik görünmüyordu Kocaman bir bahçe olmalıydı, orda burda…