Cahit Zarifoğlu Şiirleri
Şiirler
61–90 / 150 şiir · sayfa 3/5- Hama: Sımsıcak
Hac yolunda bir merhale Kalbin ve cesedin azık yeri Tekkeler zaviyeler medreseler ve ulema Yemiş yüklü ağaçların kolları kökleri…
- Hasret Fantazisi
Hemşeri miyiz benden saklama Aşina saçların Hele başını arkaya atışın Sanki yakın komşu doğuştan sürmeli gözlerin İliklerime kadar ürperiyorum karşında…
- Haziran
Kim ölüyor hayvanların Kızışarak daraldığı zamanda Bir pazu marazında yıkılmadı o kollar Güç istifi kanın Saklanmış kadınlıkların…
- Hesaplanmadan Ölü
1 Onlardı uzak yerler seçtiler ve sayesiz ilahları Kalın ovalar kuşları yaklaşan ağaçlar…
- Hızla Akan Mızrak
Sabahtır Alkışlar gecenin Sıcak damları sükûn yapılarıyla Aydınlatır bir ucundan Kahvaltı sofrasında çay tasını…
- Ilık Kocaman Bakışlar
Verimsiz bezgin Geçti günler Uçtu çekip karnından kopardığım tüyler Şen miyim martıları koluma takarak…
- İçerdeki Ayrılıklar
Çölde anne Kumlar akıyor üstüne Çocuk Sularda başı…
- İkinci Ayna
Korkup kaçarken çıktı benden Bir çeşit hayvan nereye dönsem o Kış olmadı duymadım hiç bir kar Tendeki papatyaların tutunduğunu…
- İstanbul
Bir tohumdan daha az değil Fatihin büyük güvercin kanatları Meleklerin sık aralıklarla Dokunduğu toprak.…
- İsteyerek
Karşı dağdan meleyen canım Günler nasıl homurdanıyor başımızda Elini uzatıp baktın mı yas var komşular ülkesinde Bülbül neden kenetlenmiş Sorman oldu mu hiç İskeleti havlar mı bir insanın. Gördüm…
- İşaret Çocukları
Yasin okunan tütsü tüten çarşılardan Geçerdi babam Başında yağmur halkaları Anam yeşil hırkalar görürdü düşünde…
- Kabul
Eski şairliklerim gitti gözümden Gayridir başka bir hal kuşanıyorum Azık yoldaş olmaz haydi geç toklukları Az'la doymak yap deş insan zamanlarını…
- Kader Hep Erken Zaman Hep Geç
İşte Bu çok yakıştı Yanakları boyar elmalı şeker ve şoklarıyla Bu son acı…
- Kalbiyle Söyleşen
dağ köyünde körbağırsak sancısa konur karnın ağrıyan yanına alev gibi tuğlalar / Bir kalbiniz vardır onu tanıyınız. Bir şehir kadar kalabalıktır bazıları…
- Kanat Kaparken
Kalıcı keser hammaddesi insan sahrası Keser düzeltir ve yoluna verir Upuzun yakıcı dili eski enli kelimelerin İncelip ağırlaşarak çelik İnce uçlarına doğru…
- Kaplanlık
Bir duvarı sürüyor saçların bir hayvan parıltısı var gözlerinde Binbir kement sardırıyor boynuma açık açık cinsini parlatışın Bırak gamzelerin aksın odalarıma Kapı vuruşlarım eve zindan oluşlarım…
- Kartal Ölüsü
Tabutunuz Pırıl pırıl çivileri ve talaş kokuyor Demek taze ölülerdensiniz hemşehrim Kan akıtılmadan…
- Kavga
Taş ve sopa İki köylü karşı karşıya Kavak ağaçları şahit Bir de ibibik kuşu…
- Kavuşmalarımız Ağır Aksak
Kavuşmalarımız ağır aksak, ayrılıklarımız koşar adım.
- Kaybolan Şiir / Hayretlerimiz
İlim diye bağlansa boynun Secdeye gecikir alnın Konuşsan dilin uzar Yalan olur gıybet yürür…
- Kayıt
Korku salardı inceliğin acıman tevazuun Dünya ve insan çıkmazlarına yumuşak bakışın Nur sarnıçları ballar koydun çöllere ruh eşiklerine Senden kaynıyordu yine sana kapılıyor ırmakların…
- Kımıl
Çiçektozu üstümüz başımız Bak sen geldin Deniz kıyısına kurmuşlar mescit Yunuslara sırtlarını dayamışlar…
- Kırk Yaşlarındaki Bir Adamın Konusu
Karşılaşabildikse Ağzını kullan ve lütfen sor: - Nasılsın Cevap veriyorum - Bulanık…
- Kimbilir Sen
Sis çöküyor ırmak kör bir akış mı şimdi vadide Ya silahım Kanlı bir kurt başı koynumda yonga dolu yatağım…
- Korku Ve Yakarış
Yüklenip geliyor gökyüzü evimizden yeryüzümüze Dilimize onur veren kelime Güzel ticaret ettik Çölü okuyabiliyoruz deveyi çözebiliyoruz…
- Koşu
Mağaralar taştan yolcu örüyor Böyle üstünlük görülmemiştir bir bebek Göğü sevmeyi Ve yerden korkmayı biliyor Kendine bir ses bekliyor bir sarık…
- Kuruluş
Anılar şarkılarda sıralandılar bizim büyük güneşlerin karşılarına gelip kamaşan ençok insan anısı giden ve dolanan ayaklarını en uca uzaklara yaklaşan…
- Kuşak
Babam hemen hakanolur kervan yüklü geceyi taşıyan ormanda bar bar bağırır develerini Durmaz babam…
- Kutsal Mavi Çocuk Şiiri
Ellerin çıktı ve göğün ortasına geldi Tarlada Bakışı gittikçe yer toprağına Çakılan Bu kadar beklerken habersizdi…
- Lokomotif
Gaflet Padişah kılındın Bir gövde mülkünde Ömür ve devlet idin Kara zünnar belinde…