İçeriğe atla

Hama: Sımsıcak

Boyut

Hac yolunda bir merhale

Kalbin ve cesedin azık yeri


Tekkeler zaviyeler medreseler ve ulema

Yemiş yüklü ağaçların kolları kökleri


Saf ve seven bir göz gibi bakan şehir

Şimdi tüller arkasına geçmiş gibi


Büllbül yolar dudağını

Bakınca kara aklın batağına


Yetmişbin şehit

Sayısınca billur kase


Öyle bir sarsan ses

Gür gümrah dalmış Hak'la yarenliğe


İçinden akan nehir

İki yakayı çatan nehir


Ak durmadan ak

Yetmişbin kola ayrıl beş kıt'a ak


Sarıklar kan oldu

Ak sakal kan oldu


Demek bitmedi kerbela

Hama kerbelası dehrin


Nasıl kuru dudakları devlet olduysa Hüseynin

Şehit ağzını değdir üstüne ölü kalbimin


Bülbüller anıp susar sesini

Nice tevhit çekti dillerin


..ve üstüm başım perişan benim

Elim hayret kısa kamalarım kayıp


De şehit nefesini değdir üstüne ciğerimin