İçeriğe atla

Kırk Yaşlarındaki Bir Adamın Konusu

Boyut

Karşılaşabildikse

Ağzını kullan ve lütfen sor:

- Nasılsın

Cevap veriyorum

- Bulanık


Yıllar

Gerçekler

Birini söyle


Kimden sorsak sevginin saklambaçlarını

Bir böcek bakışı yassı

Göğsümüzün gergefinde


Yıllar yirmi yıl açmış arayı


Mantığı öldüreceksin

Bir sabah

Bir ferman kaleme alarak:

tarihi yıkmalıydık

ırkları ve suçları yakmalıydık

Kalbi alışverişten almalıydık

kırk yaşlarındaki bir adamın konusuna bakmalıydık


Anlatsana bir serçe daha:

Önce bir mektup:satırların arasına yatmışssın bir

bomba gibi

Dehşet bir ses tonu çıkarıyor aklım

serçem bu

Avuçlarımda tanelerini arıyor merteliğin

Bir sesle bir sevinç

Biricik bu diye bağırıyorum biricik

Tellerin içinden toparlayan yakamı


Ekim onüç bir yanılma bir salı

saat onotuz: ses

yorgun

ciddi

beklemeden kulenin altından işleyen oyukları

kirişleri baltalamakta kirişleri


"devam etmeyecek".. çıt

Sükut kocaman


Postacı sen kaç katlısın

elinde bir balina kanadı

İliklerime dokunuyorsun


Postacı sen kaldırımı geçme

Ne kadar beklersen o kadar şişecek kemiklerim

Şapkanı çıkar at

Alnında bir şelale

Bir hitit mezarı girintisi

İşte ilk kendini öldürme çiçeği miligram otuzbeş toplam

Yetmiş - yüzbeş.. tamam.. çıt

Aşksa posta aradan çekilebir

"bir olur alalım"

Devlet dairelirinden bir cümle

Postacı bekle önüme geçme

Akıllı kalalım


İlki senden ardından kelimeler

Ve bir serçe

Kaldırıp başlarımızı

Bir hazan yaprağı uçuşuna


Yeniden başlayabilir

Bir çokları komşular vatandaşlar ırkdaşlar falan

Gong seseleri çanlar teneke gıcırtıları yırtılan çelikler


Bir kartal gagası. Daha

Bir mızrak boyu daha

Postacı çekil

Bu eller birleşti bir kere

Tellerde kulaklar durma gel


Seni kocaman ağzın için tutuyorum

Doğruyu ezberler yineler

Elmacık kemiklerinde kızarmış bir volkancık çağı

İçimde bir çalkantı alıyorum

Ondört ekim bir yanılma daha bir salı

Saat sabah:

ses


cıvıltı

Al sana bir acı

kenarları yırtık ve çok ağrıtması

Sayfa üç

sayfa başlıyor daha ilk kahvaltısında mütarekenin

Çiçek serçeyi ağırlıyordu yapraklarında


Arkamdan

O bir erkekle

Kartallara uzandı

Dedirtebilir misin


Bir genç döşüme bir ad işledi

Mor kırmızı ve pembe küçük

Çiçek motifleriyle

Bazı fotoğrafları karartıyor içim

Işıklar bir adele parlatıyor kuzgun


Bir kaç yılda değil


Bir kaç gün içinde

Binbir çarpıp çekilişin


Şimdi evet şimdiyse hayır

Sus

Çıt

Heyhat


Aralık başları

Kaloriferler kükürt çağı

Dünya iki can kuşu


Soru: Ne kadar

- Vapurlar kadar cevabı


Fokur fokur kaynıyor damarda

Koyu bir nalan

Akşamları bir doyurucu bir çorba aynı sahanda aynı

dudak mühürleri

simsiyah ağır uzun üzerine

Dalga dalga hür

Akan saçlar kuş cenneti söğüt bahçesi


Ve nihayet şu köşe düşü

Yuvarlak üzerinde ağır örtüler

Kırmızı elmacıklar açık deniz fenerleri

Porselen ince zarif

Hayır bu yemek saati değil

Bir kuşlar kafilesi akıyor buluşma saatleri