İçeriğe atla

Leylâ Vü Mecnûn 1301-1400

Boyut

Demdür uyana yuhudan ağyâr

Şerh-i gam ü derdüm ola düşvâr


Men ahter-i burc-i iştiyâkem

Men şem‘-i serâçe-i firâkem


Gündüz habsüm gece necâtum

Gündüz mevtüm gece hayâtum


Bu Leylînün sabâya peyâm-ı ahvâlidür ve Bu ümmîd ile def-i melâlidür


Olmış dünüme günüm mutâbık

Gün görmez imiş belâlu âşık


Eylerdi sabâya derdin izhâr

K’ey bâd-ı sabâ dur imdi zinhâr


El gâfil iken bu mâcerâdan

Sultâna senâ yetür gedâdan


Gör mûnis ü gam-güsârı kimdür

Bizden ki usandı yârı kimdür


Gönli kimün iledür tesellî

Yâdına gelür mi hîç Leylî


Arz eyle ki ey güzel şehenşâh

Hakdur sana bendeden bu ikrâh


Evvel ki men-i figârı gördün

Bir tâze vü ter bahârı gördün


Hâlâ ki esîr-i dâm-ı derdem

Mânend-i hazân zâif ü zerdem


Meyl eylemesen men-i nizâra

Döndiyse irâdetün ne çâre


Men berg-i hazânem olmışam hâr

Sen tâze bahâresen taleb-kâr


Her niçe ki hâr ü hâk-sârem

Hem şefkatüne ümîd-vârem


Terk etme avâtıf-ı amîmi

Yâd eyle meveddet-i kadîmi


Şeb-tâ-seher ol büt-i semen-ber

Bîdâr kalup misâl-i ahter


Eylerdi bu sûziş ile şîven

Ol dem ki olurdı rûz rûşen


Nağme kimi perde-dâr olurdı

Bir perde içinde zâr olurdı


Dâim geçürürdi ol ciger-sûz

Evkâtı bu resm ile şeb ü rûz


Peyveste çekerdi ol gül-endâm

Endîşe-i subh u mihnet-i şâm


Bu Leylînün eyyâm-ı bahârda seyr-i gül-zâr etdüğidür ve Gül-zârda murâdına yetdüğidür


Bir gün ki bahâr-ı âlem-ârây

Zevk ehline oldı râhat-efzây


Âyîne-i devrden gedüp jeng

Devr etdi zemîni âsmân-reng


Feyz-i şeb-i kimyâ-eserden

Te’sîr-i şemâme-i seherden


Açıldı ham-ı benefşeden tâb

Şeb-nem güle saçdı lû’lû-i nâb


Gül-zâra havâ abîr tökdi

Sahrâya gubâr-ı müşg çökdi


Yağdurdı sehâb jâle daşın

Ol daş ile yardı gonca başın


Zahmine urup şükûfe merhem

Panbuh yeniler ana demâdem


Sebze güle verdi mâli bâcın

Yer sebzeye mülkinün harâcın


Hoş reng ile yığdılar tecemmül

Fîrûze vü la‘li sebze vü gül


Derk eyledi gonca remz ü îmâ

Gül adına açdı yüz muammâ


Mazmûn-ı rubâî-i anâsır

Feyz olduğı oldı halka zâhir


Sûsen varakı uçup semâya

Her sebzeye kim salurdı sâye


Ol sebzeye uğrayup ahan cû

Pûlâde eğer verürdi bir su


Pûlâd deminde cân bulurdı

Şemşîr-sıfat zebân bulurdı


Ârâyiş-i sebzeden zemâne

Benzetdi zemîni âsmâna


Hurşîd-i çerâğ-ı çeşm-i âlem

Gökden yer düşdiğinde her dem


Tahkîk edüben çıhup gümândan

Bilmezdî zemîni âsmandan


Gül-zârlar oldı işret-âbâd

Her yerde olındı bezm bünyâd


Her gûşede her kim aldı bir kâm

Her buk‘ada her kim içdi bir câm


Leylînün anası gördi mutlak

Yoh Leylî-i nâ-tüvânda revnak


Meyl-i gül ü seyr-i sebze kılmaz

Min gonca açıldı ol açılmaz


Sarf etdi şükûfe tek diremler

Cem‘ eyledi nâzenîn sanemler


Sahrâya çıhardı ol nigârı

Kıldı güle arz nevbahârı


Tâ gussa vü gamdan ola âzâd

Bir dem güle oynaya ola şâd


Ol bir niçe bikr-i pâk-dâmân

Hem-râh olup oldılar hırâmân


Yüzden götürüp edeb nikâbın

Ref‘ eylediler hayâ hicâbın


Her kim ne bilürse lu‘b ü ya lehv

İzhâra getürdi etmeyüp sehv


Gâh eyleyüben sürûdlar sâz

Bülbüllere oldılar hem-âvâz


Geh gösterüp oynamakda hâlet

Şimşâda yetürdiler hacâlet


Lîkin heves eylemezdi Leylî

olmazdı bu lu’b ü lehve meyli


Arturmış idi bahâr derdin

Gül zevki ruh-i nigâr derdin


İsterdi ferâgat ile bir dem

Tenhâ duta bir bucakda mâtem


Ayrılmayup ol perî-likâlar

Artardı belâsına belâlar


Çün eyledi kesret anı dil-teng

Nîreng ile verdi anlara reng


K’ey servler eylemen ikâmet

Tâ evde çekilmeye nedâmet


Durman kılalum taraf taraf geşt

Seyr eyleyelüm havâlî-i deşt


Sancup bele nâzenîn etekler

Cem‘ eyleyeyüm güzel çiçekler


Çoh dermeğe her kim olsa kâdir

Oldur bu sanemler içre mâhir


Bir yanaya getdi her perî-veş

Dağıldı şerer dutuşdı âteş


Tenhâ kalup etdi nâle-i zâr

Kıldı gözin ebr-veş güher-bâr


Bu Leylînün ebr ile izhâr-ı niyâzıdır ve Aşk bâbında keşf-i râzıdur


Ebr ile tekellüm etdi âğâz

K’ey âhum ile hemîşe hem-râz


Ger başun ile göğe yetersen

Sanma men-i zârdan betersen


Arz eyleme ra‘d ü berk u bârân

Bahs etme menümle rûz-ı hicrân


Feryâd kılup dem-i seher-gâh

Eflâke çekende şu‘le-i âh


Seylâb-ı sirişk edende cârî

Gel gör men-i zâr ü bî-karârı


Ey ebr her eksilende suyun

Deryâlara tökme âb-ı rûyun


Al suyı bu çeşm-i hûn-feşândan

Deryâlara hem bağışla andan


Ey ebr demî mana vefâ kıl

Düşdi sana hâcetüm revâ kıl


Var ol yüzi gül nigâra menden

Zâr ağla vü söyle yâra menden


K’ey turfe nigâr-ı nâzenînüm

V’ey ârzu-yı dil-i hazînüm


Gel gör ki gamunda niçe zârem

Sensüz niçe zâr ü bî-karârem


Gel gör ki nedür gamunda hâlüm

Reng-i ruh-i zerd ü eşk-i âlüm


Cân bâr-ı beden götürmez oldı

Göz reng-i vücûd görmez oldı


Cânum cânı gözüm çerâğı

Rahm eyle ki geldi rahm çağı


Men bilmez idüm belâ imiş aşk

Bir derdlü mâcerâ imiş aşk


Derdün ki belâ yolında merdem

Aşk içre sana şerîk-i derdem


Saldun men-i hasteni bu hâle

Derde meni eyledün havâle


Her derd ki var Leylî aldı

Ma‘lûmdürür sana ne kaldı


Ey merd-i rehem deyüp uran lâf

İnsâf mıdur bu hanı insâf


Dut kim has ü hâr-ı reh-güzârem

Toprağ kimi yolunda hârem


Hurşîd-i cemâlün ey meh-i nev

Toprağa nola bırahsa pertev


Bârân-ı visâlün ey dür-i nâb

Kılsa has ü hârı nola sîr-âb


Olma mey-i gaflet ile medhûş

Hem-sohbetün eyleme ferâmûş


Ey yâr-ı muvâfık ü vefâ-dâr

Ey men kimi vü mana sezâ-vâr


Gel yanuma kesme âşinâlığ

Yahşi mi olur bu bî-vefâlığ


Derler seni âşık ey nîkû-rûy

Âşıklara beyle mi olur hûy


Her kim gerek öz işinde kâmil

Âşık ne revâ ki ola âkil


Âşık gerek olmayup karârı

Tavf ede müdâm kûy-ı yârı


Düşmez bu yana senün güzârun

Ver ola meğer bir özge yârun


Yârun men isem mana nazar kıl

Gâhî bu yanaya bir güzer kıl


Ger sende olan ferâgat-i dil

Bir dem mana olsa idi hâsıl


Gîsû-yı müselsel-i girih-gîr

Boynumda ger olmasaydı zencîr


V’er bağlamasaydı bend-i halhâl

Kayd ile ayağumı meh ü sâl


Ayb ile çekilmeseydi adum

Bi’llâh bu idi hemîn murâdum


Kim sâye-misâl senden ey nûr

Oldukça vücûdum olmayam dûr


Ammâ n’edeyüm esîr-i kaydem

Bir boynı ayağı bağlu saydem


Bildürmeğe mihnet ü melâlüm

Bu şi‘r yeter beyân-ı hâlüm


Bu gazel Leylî dilindendür


Aşk dâmına giriftâr olalı zâr olubem

Ne belâdur ki ana beyle giriftâr olubem


Dil demekden kesilüp hareketden veh kim

Künc-i gam-hâneye bir sûret-i dîvâr olubem


Kudretüm yoh ki kılam kimseye şerh-i gam-ı dil

Eyle kim ârıza-i hecr ile bîmâr olubem