İçeriğe atla

Leylâ Vü Mecnûn 1201-1300

Boyut

İzhâr kılup nişâne-i gam

Kim kıldı seni esîr-i mâtem


Ger âşık isen sen ey cihân-gerd

Kaçma ki menem senünle hem-derd


Bir lahza menümle hem-nişîn ol

Gencîne-i râzuma emîn ol


Başum tüğin âşiyâne kılgıl

Göz yaşumı âb ü dâne kılgıl


Sen kâsıd imişsen ey hamâme

Menden hem ilet nigâra nâme


Gör hecr-i ruhında ıztırâbum

Peygâmum ilet getür cevâbum


Bi’llâh ser-i kûyına gedende

Her çizginüben tavâf edende


Yâd eyle meni sevâbuma gir

Bir tavf sevâbını mana ver


Kon hâk-i derine iste dâne

Kıl özüne dâneni behâne


Oldukça mecâlün etme nâmûs

Menden yetür ol yere zemîn-bûs


Anca dedi ana hem gam-ı dil

Kim kıldı anı hem ünse mâil


Başında olup şeb âşiyânı

Gündüz ol olurdı pâsbânı


Zâtında görüp nişâne-i hayr

Hem vahş mutîi oldı hem tayr


Râm oldı behâyim ol figâra

Bir fevc yığıldı vara vara


Ol zâr idi mülk-i derd şâhı

Hayl-i ded ü dâm anun sipâhı


Olmışdı beşerden eyle bîzâr

Kim öz aksin sanurdı ağyâr


Dartup göğe dûd-ı şu‘le-i âh

Öz sâyesin istemezdi hem-râh


Bu Leylî ahvâlinden bir haberdür ve Ma‘şûk-ı âşık-pîşe etvârından bir eserdür


Sâkî müteellim-i humârem

Müştâk-ı şarâb-ı hoş-güvârem


Üftâdeliğüm gör etme ihmâl

Rahm et bir ayağ ile elüm al


İzhâr kılup safâ-yı meşreb

Bu bezmi çün eyledün müretteb


Bezm ehline nevbet ile ver câm

Hem hâs riâyet eyle hem âm


Mecnûna hemîn şarâb dutma

Leylîni ki asldur unutma


Dihkân-ı fasîh-i Fârisî-zâd

Bu gülşene beyle tikdi şimşâd


Kim ol çemen-i vefâ bahârı

Dâğ-ı gam-ı aşk lâle-zârı


Ya‘nî reviş-i vefâda muhkem

Leylî sadef-i cevâhir-i gam


Girmişdi hisâra genc mânend

Urmışdı ayağa pendden bend


Ne bir ferahı ne bir neşâtı

Ne kimse ile bir ihtilâtı


Bîzâr atadan ü anadan

Bîgâne cemî‘-i âşinâdan


Yanına olurdı hûblar cem‘

Pervâne-sıfat havâlî-i şem‘


Şâd olmağa hâtır-ı hazîni

Eğlenmeğe tab‘-ı nâzenîni


Min turrfece turfece fesâne

Şîrîn söz ile çeküp beyâna


Eylerler idi zaman zaman yâd

Takrîb ile lahza lahza bünyâd


Ol terk kılup neşât ü râhat

Bir uzvını eyleyüp cerâhat


Eylerdi behâne ile nâle

Düşmezdi olar düşen hayâle


Kızlar kaşa verse vesmeden reng

Cân gözgüsine salurdı ol jeng


Kızlar yüze koysa nîlden hâl

Ol nîle çekerdi raht fi’l-hâl


Kızlarda hayâl-i nakş-ı dîbâ

Ol nakş-ı hayâl ile şikîbâ


Kızlarun eli hınâda gül-gûn

Anun eli eşki ile pür-hûn


Ne iğnede ne ipekde meyli

Müjgâna tökerdi eşk seyli


Kızlar kılup ârzû-yı zîver

Ger rişteye çekselerdi gevher


Ol dahi çekerdi eyleyüp reşk

Târ-ı bedenine gevher-i eşk


Mecnûndan idi cünûnı efzûn

Leylî deyene der idi Mecnûn


Dünler ki gedüp yanından ol cem‘

Bir gûşede ol kalurdı vü şem‘


Şem‘e gam-ı dil beyân ederdi

Sûz-ı ciğerin ıyân ederdi


Bu Leylînün çerâğ ile macerâsıdur ve Andan câre-sâzî-i dil temannâsıdur


K’ey didesi nemlü bağrı dağlu

Başı karalu ayağı bağlu


Gel olalım hem-nefes men ü sen

Râz-ı dil-i zârun eyle rûşen


Ne derd seni nizâr edüpdür

Âlüfte vü zerd ü zâr edüpdür


Başdan ayağa nedür bu yanmak

Dûd-ı dile dem-be-dem boyanmak


Ne cinsdür aslun ey belâ-keş

Kim âb-ı hayâtun oldı âteş


Şerh-i dil-i germ ü çeşm-i ter ver

Ser-rişte-i râzdan haber var


Her lahza düşersen ıztırâba

Hem âteşe garkasen hem âba


Ne sihr kılursen ey seher-hîz

Kim âteşün âbdan olur tîz


Men sûhteden hem olma gâfil

Mende dahi var bir gam-ı dil


Men hem sana benzerem vefâda

Belkim niçe mertebe ziyâde


Sen gece hemîn yanarsen ey zâr

Men gece vü gündüzem giriftâr


Sende eser-i hevâ ziyândur

Nisbet mana râhat-ı revândur


Hûdur sana sırrunı töküp yaş

Meclisler içinde eylemek fâş


Gönlün çü değül vefâda kâim

Gönlündekidür dilünde dâim


Men sâbit-i arsa-i belâyem

Ney kimi hizâne-i hevâyem


Olman olur olmaz ile dem-sâz

Başum kesilürse söylemen râz


Derdüm sana söyleyem gam-ı dil

Sende dahi tâb yoh ne hâsıl


Döymez ciğerün bu şerh-i râza

Âhum getürür seni güdâza


Bir yâra bu derdi eyledüm fâş

Olmadı mana bu yolda yoldaş


Sabr eylemedi bu derd ü dâğa

Katlanmadı düşdi daşa dağa


Yanunda senün hem urmayam dem

Tâ kaçmayasen ırağa sen hem


Şem‘ün çü görürdi yoh zebânı

Dem urmağa yoh yanında cânı


Bu Leylînün pervâneye keşf-i râzıdur ve Anunla fi’l-cümle izhâr-ı niyâzıdur


Pervâneye şerh ederdi râzın

Arz eyler idi olan niyâzın


K’ey tâir-i âşiyâne-i aşk

Ser-geşte-i âb ü dâne-i aşk


Sensen reh-i aşk içinde sâdık

Âşık ammâ tamâm âşık


Bir görmeğe yârı cân verürsen

Bir zevkle iki cihân verürsen


Hem-râzdur taleb-i fenâda hâlün

Gûyâ ki fenâdürür visâlün


Her çend ki şöhre-i cihânsen

Aşk içre ser-âmed-i zamansen


Müşkil ki menüm kimi olup zâr

Mence ola sende şevk–i dîdâr


Sen seyrdesen hemîşe ser-mest

Men dâm-ı belâ vü derde pâ-best


Dünler sana dûst-ı hem-nişîndür

Hicrân mana muttasıl karîndür


Bir şu‘leye sen nisâr edüp cân

Düşvâr gamun kılursen âsân


Men cân ile isterem çekem gam

Min cân dilerem gamında her dem


Mence sana yoh gam-ı nihânî

Ger var desen hanı nişânı


Hanı nem-i çeşm-i eşk-rîzün

Hanı dem-i serd-i germ-hîzün


Hanı sitem-i belâya dözmek

Aşka düşüben cefâya dözmek


Pervânede hem görürdi noksân

Bulmazdı anunla derde dermân


Nâ-çâr kılup tahammül ü sabr

Ol kesre dilerdi gaybden cebr


Yarum geceler ki çeşme-i hâb

Gözler çemenin kılurdı sîr-âb


Zulmâta düşerdi nûr-ı bîniş

Ârâm bulurdı âferîniş


Uyhuya gederdi yâr u ağyâr

Derd ehli hemîn kalurdı bîdâr


Sahrâya çıhardı evden ol mâh

Kâmınca kılurdı nâle vü âh


Feryâdın edüp bülend-pâye

Râz-ı dilini açardı aya


Bu Leylî’nün mâh ile münâzara kılduğıdur ve Hurşîd kimi şevk odına yakılduğıdur


K’ey gâh kadüm kimi hamîde

Gâhî pür olan misâl-i dîde


Geh zâhir olan mana gamum tek

Geh gâib enîs ü hem-demüm tek


Şâhiddür ana bu inkilâbun

Kim âşıkısen bir âftâbun


Hicrânı ilen nizâr olupsen

Ser-geşte-i rûzgâr olupsen


Ey mihnet-i aşkdan haberdâr

Gör Tanrı içün ne mihnetüm var


Kıl şu‘le-i âhuma nezâre

Ger var ise rahmun eyle çâre


Seyr eyle fezâ-yı her diyârı

Gez cümle-i deşt ü kûhsârı


Gör handadur ol menüm penâhum

Şâhum mâhum ümîd-gâhum


Hâl-i dilüm ana arza eyle

Bi’llâh nişe gördün ise söyle


Tâ vakt-i seher bu idi hâli

Teşvîşden olmaz idi hâlî


Mürg-i seherî çekende âvâz

Eylerdi bir özge nevha âğâz


K’ey vây tükendi mâye-i ömr

Hurşîde erişdi sâye-i ömr


Demdür der-i fursat ola mesdûd

Müşkil görine beyân-ı maksûd