İçeriğe atla

Leylâ Vü Mecnûn 1101-1200

Boyut

Mecnûn bulup ol makâmdan zevk

Saldı anı çerhe neş’e-i şevk


Sûz ile çeküp ciğerden âvâz

Arz etdi binâ-yı Kâ‘beye râz


K’ey sakfı bülend ü kadri âlî

Mihrâb-ı eâzım ü eâlî


Ey kıble-i ehl-i izz ü ikbâl

Ruhsâr-ı zemîne anberîn hâl


Ey mağz-ı vefâya kisvetün pûst

Hem-reng-i pelâs-ı hâne-i dûst


Ey gül-bün-i gonca-i ibâdet

Sandûk-ı cevâhir-i saâdet


Ey dâim olan menümle hem-derd

Ammâ ne menüm kimi cihân-gerd


Göğsine uran Hacer kimi daş

Zemzem kimi gözden ahıdan yaş


Peyveste siyeh kılan libâsın

Gönlinde nihân dutan hevâsın


Bi’llâh kimesen bu yerde âşık

Söyle ki enîsünem muvâfık


Olmış sana aşk feyzi hâsıl

Kılmış seni kıble-i kabâil


Yâ Rab bû harem-serâ hakiyçün

Bu ma‘bed-i pür-safâ hakiyçün


Kıl mende binâ-yı aşkı dâim

Mânend-i esâs-ı Kâ‘be kâim


Sal gönlüme derd-i aşkdan gam

Her lahza vü her zamân ü her dem


Aşk içre müdâm şevküm artur

Şevk ile hemîşe zevküm artur


Her handa ki âlem içre gam var

Kıl gönlümi ol gama giriftâr


Endîşe-i akldan cüdâ kıl

Aşk ile hemîşe âşinâ kıl


Artur mana zevk ü şevk-ı Leylî

Dâim mana anda kıl tecellî


Çohdur benî Âdem içre bî-dâd

Et gönlümi vahşet ile mu‘tâd


Bir mülkde ver mana karârı

Kim yetmeye âdemî gubârı


Ol zâir-i Kâ‘be-i inâbet

İsterdi duâ kılup icâbet


Tuğyân-ı belâdan etmeyüp fikr

Bu şi‘r idi her dem etdüği zikr


Bu gazel Mecnûn dilindendür


Yâ Rab belâ-yı aşk ile kıl âşinâ meni

Bir dem belâ-yı aşkdan etme cüdâ meni


Az eyleme inâyetüni ehl-i derdden

Ya‘ni ki çoh belâlara kıl mübtelâ meni


Oldukça men götürme belâdan irâdetüm

Men isterem belânı çü ister belâ meni


Temkînümi belâ-yı mahabbetde kılma süst

Tâ dûst ta‘n edüp demeye bî-vefâ meni


Getdükçe hüsnin eyle ziyâde nigârumun

Geldükçe derdine beter et mübtelâ meni


Men handan ü mülâzemet-i i‘tibâr ü câh

Kıl kâbil-i saâdet-i fakr ü fenâ meni


Eyle zaîf eyle tenüm fürkatinde kim

Vaslına mümkün ola yetürmek sabâ meni


Nahvet kılup nasîb Fuzûlî kimi mana

Yâ Rab mukayyed eyleme mutlak mana meni


Bu Mecnûnun Kâ‘beden mürâcaatidür ve Vuhûş ile musâhabetidür


Bir bir eşidüp sözin atası

Bildi ki kabûl olur duâsı


Efzûn olur gam ü melâmet

Mümkin değül oğlına selâmet


Çoh kıldı figân ü nâle vü zâr

Oğlından ümîd kesdi nâ-çâr


Ol pîr kalup orada hayrân

Mecnûn dutuben reh-i beyâbân


Tenhâ sefer ihtiyâr kıldı

Azm-i ser-i kûy-i yâr kıldı


Gündüz gözi yaşı hâdî-i râh

Gece yolı şem‘i şu‘le-i âh


Gerd-i reh-i yârı yâd ederdi

Geh otura geh dura gederdi


Bu Mecnûnun derdini dağa şerh etdüğidür ve Andan nevmîd getdügidür


Bir dağa erişdi yolda nâgâh

Kaddine libâs-ı vehm kûtâh


Tiğinde ukâb-ı çerh kanı

Mazmûn kemerinde la‘l kânı


Mün‘im sıfatı libâsı fâhir

Ceyb ü bagali dolu cevâhir


Deryâ kıluben ana tazarru‘

Eylerdi zahîresin tevakku‘


Sahrâ edüben ana tevellâ

Eylerdi maîşetin temennâ


Ol çeşmeler eyleyüp revâne

Olmışdı olara ata ane


Ta‘zîm ile kılmış anı Hak yâd

Kur’anda ki el ci‘bâle evtâd


Mecnûn ana eyleyüp temâşâ

Bir odlu sürûd kıldı inşâ


Oldukda sürûd ile nevâ-sâz

Andan hem eşitdi aks-i âvâz


Sandı ki öziyle hem-nefesdür

Dedi mana bu refik besdür


Yüz şükr ki yâr-ı gâr buldum

Gezdüm bu cihânı yâr buldum


Aşk odın ana hem etdi rûşen

K’ey gûşe-nişîn-i pâk-dâmen


Sûz-ı ciğerümden oldun âgâh

Ahsen ahsent bâreka’llah


Bir âşık-ı mübtelâ imişsen

Derd ehline âşinâ imişsen


Sensen mana hem-dem-i muvâfık

Dâğ ile olur hemîşe âşık


Bî-dâd ile göğsüne urup daş

Derd ile gözünden ahıdup yaş


N’oldı sana beyle mest olupsen

Gam dâmına pây-best olupsen


Kan ile dolupdurur kenârun

Ne gülden ola bu lâle-zârın


Bağrun görürem olupdurur su

Ne serv-kadün hevâsıdur bu


Gel ağlayalum bu mâcerâya

Bir dem koşalum sadâ sadâya


Çün bir dem anunla ağladı zâr

Derd-i dil-i zârın etdi izhâr


Azm eyledi hâk-i kûy-ı yâra

Leylînün evi olan diyâra


Bu Mecnûnun gazâl ile mülâkâtıdur ve Aşk bâbında onunla olan hâlâtıdur


Gördi ki bir avcı dâm kurmış

Dâmına gazâller yüz urmış


Ol dâma cefâ-yı çerh-i gaddâr

Bir âhunı eylemiş giriftâr


Bir âhu esîr-i dâmı olmış

Kan yaşı kara gözine dolmış


Boynı kurulu ayağı bağlu

Şehlâ gözi nemlü cânı dağlu


Ahvâline rahm kıldı Mecnûn

Bandı ana tökdi eşk-i gül-gûn


Gönline katı gelüp bu bî-dâd

Yumşak yumşak dedi ki sayyâd


Rahm eyle bu müşg-bû gazâle

Rahm etmez mi kişi bu hâle


Sayyâd bu nâ-tüvâna kıyma

Kıl cânına rahm câna kıyma


Sayyâd sakın cefâ yamandur

Bilmezsen mi ki kana kandur


Sayyâd mana bağışla kanın

Yandurma cefâ odına cânın


Sayyâd dedi budur maâşum

Açman ayağın gederse başum


Katlinde bu saydun etsem ihmâl

Etfâl ü ıyâlüme n’olur hâl


Mecnûn ana verdi cümle rahtın

Pâk eyledi berkden dırahtın


Ol turfe gazâlün açdı bendin

Şâd eyledi cân-ı derd-mendin


Yüz urdı yüzine kıldı efgân

Göz sürdi gözine oldı giryân


K’ey bâdiye-gerd ü bâd-nâverd

Nâzük bedeniyle nâz-perverd


Sen zînet-i her gil-i zemînsen

Gül kimi lâtif ü nâzenînsen


Ey sebze-i cûy-bâr-ı vahşet

Ra‘nâ semen-i bahâr-ı vahşet


Tenhâ koyma men-i zebûnı

Olgıl mana deşt reh-nümûnı


Gez bir niçe gün menümle hem-râh

İnsan deyüp etme menden ikrâh


Yaşum kimi getme çeşm-i terden

Kesme ayağun bu reh-güzerden


Ser-çeşme-i çeşmüm eyle menzil

Ser-menzilümüzden olma gâfil


Olsun bebeğüm karâr-gâhun

Eşk ü müje hâb ile giyâhun


Ey çeşm-i nigâr yâdigârı

Sehl eyle mana gam-ı nigârı


Kıldukda hayâl-i çeşm-i Leylî

Sen ver men-i hasteye tesellî


Çün ol beşeriyyetin unutdı

Âhû hem anunla üns dutdı


Anun sebebiyle hem çoh âhû

Sahrâda onunla dutdılar hû


Bu Mecnûn-ı derd-mendün kebûter ile şerh-i hâlidür ve Andan iltimâs-ı mâ-fi’l-bâlidür


Bir menzile yetdi zâr ü muztar

Bir dâmda gördi bir kebûter


Her revzen-i dâmı bir der-i gam

Min gam müteveccih ana her dem


Mecnûn ana bahdı yandı cânı

Yaşı kimi cûşa geldi kanı


Sayyâdına eyledi tazarru‘

Kurtarmağın eyledi tevakku‘


Seyyâd dedi ki men fakîrem

Fakra bu hamâme tek esîrem


Hâşâ ki bu mürg-i tîz-reftâr

Âzâd ola men kalam giriftâr


Ger var ise kıymetin edâ kıl

Andan munı dâmdan rehâ kıl


Evvel meni eyle gussadan şâd

Andan munı dâm-ı gamdan âzâd


Var idi kolunda bir dür-i ter

Şeffâf çü dîde-i kebûter


Verdi anı aldı ol esîri

Üftâdenün oldı dest-gîri


Sürdi kademine çeşm-i pür-hûn

Anca ki ayağın etdi gül-gûn


Her dem ana arz-ı râz ederdi

Min nağme-i şevk sâz ederdi


K’ey tîz-per ü bülend-pervâz

Erbâb-ı vefâya mahrem-i râz


Bu reng-i libâs-ı nîl-fâmun

Endûh ü melâmet-i müdâmum