Mehmet Âkif Ersoy Şiirleri
Şiirler
61–90 / 156 şiir · sayfa 3/6- Hüsran
en böyle bakıp durmayacaktım, dili bağlı, İslâm’ı uyandırmak için haykıracaktım. Gür hisli, gür îmanlı beyinler, coşar ancak, Ben zâten uzun boylu düşünmekten uzaktım! Haykır! Kime, lâkin? Hani sâhipleri yurdun?…
- Hüsrân-ı Mübîn
Başlattığı gün mektebe, duydum ki, diyordu, Rahmetli babam: «Âdem olur oğlum ilerde.» Annemse, oturmuş, paşalıklar kuruyordu... Âdemliği geçtik! Paşalık olsun, o nerde? Âmâli tezâd üzre giderken ebeveynin,…
- İ’tirâf
Safahât’ımda, evet, şi’r arayan hiç bulamaz; Yalınız, bir yeri hakkında «Hazîn işte bu! » der. Küfe? Yok. Kahve? Hayır. Hasta? Değil. Hangisi ya? Üç buçuk nazma gömülmüş koca bir ömr-i heder!
- İki Arkadaş Fâtih Yolunda
– Vapur yanaştı mı? – Çoktan! – Demek ki Köprü’deyiz... – Aman, şu yolcular insin! .. – Fakat bilir misiniz,…
- İki Üç Balta Ayırmaz Bizi Mazimizden
İki üç balta ayırmaz bizi mazimizden. Ağacın kökü madem ki derindir cidden, Dalı kopmuş, ne olur? Gövdesi gitmiş, ne zarar? O, bakarsın, yine üstündeki edvarı yarar, Yükselir, fışkırıp, afak-ı perişanımıza;…
- İkinci Arîza
Ey bâd-i sabâ, ahde vefâ, böyle mi sizde? Yelkenle koşarken hani, kırlarda, denizde, Hâtırlamadın Heybeli’den geçmeyi, heyhât! .. Gûyâ edecektin, hani, takdîm-i tahiyyât, Hilvanlıların sevgili Abbâs’ına bizden.…
- İngiliz’in Gücü
«Nasıl dört İngiliz dünyâyı oynatmakta, hayrettir, Bunun elbette var bir sırrı? » derler. İngiliz der ki: «Sefîl evlâdı şâyed ırkımın cür’etli şeylerse, Necîb evlâdı onlardan cerîdir elli kat belki.»…
- İnsan
Haberdâr olmamışsın kendi zâtından da hâlâ sen, «Muhakkar bir vücûdum! » dersin ey insan, fakat bilsen... Senin mâhiyyetin hattâ meleklerden de ulvîdir: Avâlim sende pinhandır, cihanlar sende matvîdir: Zeminlerden, semâlardan taşarken feyz-i Rabbânî,…
- İsmi Olmayan Şiirler 1
'Hürriyeti aldik! ' dediler, gaybe inandık; 'Eyvah, bu bazicede bizler yine yandık! ' Cem'iyyete bir fırka dedik, tefrika çıktı: Sapsağlam iken milletin erkanını yıktı.…
- İsmi Olmayan Şiirler 2
Sabah iskambil atar kahvede, aksam domina... .......... Koylunun bir seyi yok, sihhati, ahlaki bitik;…
- İsmi Olmayan Şiirler 4
Muslumanlik sizi gayet siki, gayet saglam, Baglamak lazim iken, anlamadim, anliyamam, Ayrilik hissi nasil girdi sizin beyninize? Fikr-i kavmiyyeti seytan mi sokan zihninize?…
- İsmi Olmayan Şiirler 5
Umidin her zaman haib, nasibin daima nekbet; Hayatin gecti husranlarla ey gun gormeyen millet! Ne devletsiz basin varmis, ne mel'un tali'in, hayret! Muebbed bir hayat ummus da icmistin.. Fakat seyret: Nasil zehr oldu birden diktigin sahba-yi hurriyet!…
- İsmi Olmayan Şiirler 6
'Kim Muslumanlarin derdini kendine mal etmezse onlardan degildir.' Hadis-i Serif…
- İstibdâd
Kardeşim Midhat Cemâl’e Yıkıldın, gittin amma ey mülevves devr-i istibdâd, Bıraktın milletin kalbinde çıkmaz bir mülevves yâd! Diyor ecdâdımız makberlerinden: «Ey sefîl ahfâd,…
- İstiğrâk
Tasavvur et ki muzlim bir şeb-i ecrâm-nâpeydâ: Yatar heybetli âgûşunda dûrâdûr bir feyfâ; Düşen gümrâh için yol bulma yok emvâc-ı zulmetten; Gidilmez... Her adım attıkça bir girdâb olur rehzen; O rîkistâna batmış, çalkanan seyyâh-ı âvâre…
- İstiklâl Marşı
-Kahraman Ordumuza- Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;…
- Kasr-ı Gülşen
Kasr-ı Gülşen’sin evet, lâkin gönüller şen değil. Durduğum, mâzîne hürmet, yoksa neşvemden değil. Var mı loş sînende cânandan kalan nûr izleri? Ey yeşil yurt, istenen senden odur, sînen değil...…
- Kıssadan Hisse
Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey! Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi? ' Tarih ' i ' tekerrür ' diye tarif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?
- Kıt’a
Beden hazzeyler amma rûh zevk almaz atâletten: Çalışmak sonra dinlenmektir ancak kârı dünyânın. Eğer eğlence iş olmaz da iş eğlence olmuşsa, Güzâr etmiş demektir zevk içinde ömrü insânın.…
- Kıt’a 2
Vîrânelerin yasçısı baykuşlara döndüm, Gördüm de hazânında bu cennet gibi yurdu. Gül devrini bilseydim onun, bülbül olurdum; Yâ Rab, beni evvel getireydin ne olurdu? ...…
- Kişi Hissettiği Nisbette Yaşar
Şair Eşref Asırlardır ki «insâniyyet»in olmuş da mahkûmu, Asırlar var ki, İslâm’ın hederdir hûn-i mazlûmu... «Ne gördün, Şark’ı hep gezdin? » deyip sor. Gördüğüm: Yer yer…
- Kocakarı İle Ömer
Üstâd-ı necîbim Ali Ekrem Bey’e Yok ya Abbâs’ı bilmeyen, kimdi? ... O sahâbîyi dinleyin şimdi:…
- Kosova
Nerede olsam karşıma çıkıyor bir kanlı ova Sen misin yoksa hayalin mi vefasız kosova Hani binlerce mefahirdi senin her adımın Hani sinende yarıp geçtiği yol Yıldırım'ın Hani asker, hani kalbinde yatan şah-ı şehid…
- Kör Neyzen
Elinde, nevha-i mâtem kadar acıklı sadâ Veren, bir eski kamış; koltuğunda bir yedici; Şu kör dilenci, bakardım, olunca nâle-serâ, Durup da merhameten dinleyen gelip gidici, Önünde boynunu bükmüş zavallı keşkülüne,…
- Köse İmam
— Kardeşim Ali Şevki Efendi Hoca’ya —İlmi az, görgüsü çok, fıtratı yüksek bir imam Tanırım ben, ki hayâtında tanıtmıştı babam. «Kim bilir; şimdi ne âlemde benim şanlı Köse’m;…
- Küfe
Beş - on gün oldu ki, mu'tâda inkıyâd ile ben Sabahleyin çıkıvermiştim, evden erkenden. Bizim mahalle de İstanbul'un kenarı demek: Sokaklarında gezilmez ki yüzme bilmeyerek! Adım başında derin bir buhayre dalgalanır…
- Leyla
'Barındırmaz mısın koynunda, ey toprak? ' derim, 'yer pek'; Döner, imdâdı gökten beklerim, heyhât, 'gök yüksek'. Bunaldım kendi kendimden, zamân ıssız, mekân ıssız; Ne vahşetlerde bir yoldaş, ne zulmetlerde tek yıldız! Cihet yok: Sermedî bir seddi var karşında yeldânın;…
- Mahalle Kahvesi
Kardeşim Hüseyin Avni’ye «Mahalle kahvesi! » Osmanlılar bilir ne demek? Tasavvur etme sakın «Görmedim nedir? » diyecek. Dilenci şekline girmiş bu sinsi cânîler,…
- Meâl-i Celîli
«Tâkat getiremeyeceğimiz yükü bize yükleme, Allah’ım...» Ey bunca zamandır bizi te’dîb eden Allah; Ey âlem-i İslâm’ı ezen, inleten Allah! Bizler ki senin va’d-i İlâhîne inandık;…
- Meâl-i Celîli 2
«Ey müslümanlar, Allah’tan, nasıl korkmak lâzımsa öylecekorkunuz...» Ne irfandır veren ahlâka yükseklik, ne vicdandır; Fazîlet hissi insanlarda Allah korkusundandır. Yüreklerden çekilmiş farz edilsin havfı Yezdân’ın...…