Mehmet Âkif Ersoy Şiirleri
Şiirler
31–60 / 156 şiir · sayfa 2/6- Çanakkale Şehitlerine
Şu Boğaz Harbi nedir? Var mı ki dünyâda eşi? En kesîf orduların yükleniyor dördü beşi, -Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya- Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya. Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!…
- Çocuklara
Ne odunmuş babanız: Olmadı bir baltaya sap! Ona siz benzemeyin, sonra ateştir yolunuz. Meşe hâlinde yaşanmaz, o zamanlar geçti; Gelen incelmiş adam devri, hemen yontulunuz. Ama dikkatli olun: Bir kafanız yontulacak;…
- Derviş Ahmed
«Bir ömürdür içiyorsun, bırak artık şunu! » der; Derviş Ahmed bu hidâyetle hemen tövbe eder. Ama bir tövbe ki: Binlikleri çarpar duvara; Tas, çanak, testi, perîşan, serilir tahtalara. Rakı tûfânı, su girdâbı alırken odayı;…
- Dirvâs
Derler ki: Ümeyye’den Hişâm’ın Devrinde, yakınlarında Şâm’ın, Üç yıl ekin olmamış kuraktan. Can kaydına düşmüş artık urban. Her hayme mezâr olup kapanmış:…
- Durmayalım
Sa' d! diyor ki: "Bir gece biz karban ile Aheste-seyr iken yolumuz düştü bir çöle. Sür'atle tayy için o beyaban ı vahşeti, Hep yolcular feda ederek istirahati, Gitmektelerdi. Bir aralık bende meşye tab,…
- Duygusuz Olmak
Duygusuz olmak kadar dünyada lakin derd yok; Öyle salgınmış ki me'lun: Kurtulan bir ferd yok! Kendi sağlam... Hissi ölmüş, ruhu ölmüş milletin! İşte en korkuncu hüsranın, helakin, haybetin!
- Edirne
Edirne kal'asıdır gördüğün hisar-ı mehib Şu zirvesinde biten simsiyah ağaç da salib Murad-ı evveli koynunda gezdiren tepeler Nasıl rüku ediyor Ferdinand'a bak bu sefer Bizim midir sanıyorsun şu yükselen bayrak?…
- El-uksur’da
Emîr Abbas Halim Paşa Hazretlerine Havâ ağırdı, fakat, pek dokunmuyordu sıcak; Gurûba vardı esâsen yarım sâ’at ancak. Yakındı sâhile mihmânı olduğum mesken;…
- Eser
Bir insan öldü mü ondan kalacak eseri, Bir eşek göçtü mü ondan da nihayet semeri.
- Ey Yolcu, Uyan!
''Allah'a dayandım! '' diye sen çıkma yataktan... Ma'na-yı tevekkül bu mudur? Hey gidi nadan! Ecdadını, zannetme, asırlarca uyurdu; Nerden bulacaktın o zaman eldeki yurdu? Üç kıt'ada, yer yer, kanayan izleri şahid:…
- Ezanlar
«İhtilâf-ı metâli’ sebebiyle küre üzerinde ezansız zaman yoktur.» (1) Zaman geçmez ki yüz binlerce kalbin vecd-i sekrânı, Zeminden yükselip, göklerde vahdetzâr-ı Yezdân’ı,…
- Fâtih Câmii
Yatarken yerde ilhadıyla haşr olmuş sefil efkar, Yanp edvan yükselmiş bu müdhiş heykel-i ikrar, Siyeh-reng-i dalalet bir bulut şeklinde maziler, Civarından kaçar, bulmaksızın bir lahza istikrar; Ziya-riz-i hakikat bir seher tavrında müstakbel,…
- Fatih Kürsüsünde Seçmeler
Birinci zumreyi teskil eden zavalli avam, AVAM: Halktan ilmi irfani Biraksalar devam edecek tatli uykusuna devam. az olan kimse Bugun nasibini yerlestirince kursagina; 'Yarin' nedir? Onu bilmez, yatar donup sagina.…
- Fir’avun İle Yüz Yüze
Fahru’n-nisâ Emîre Hadîce Hanımefendi Hazretlerine Şu bağlı yelkeni çözsek de, nehri atlayarak, Biraz da karşıki vâdîye doğru yollansak. Güneş çocuk: Yoracak hâli yok, sular durgun;…
- Gece
Üstâd-i hakîmim Ferîd Beyefendi’ye Bütün kandillerin tehlîle dalmışlar... Şaşırdım ben: Nasıl ma’bed ki sun’un, sermedî bir secde gök kubben! Kapanmış, titriyor dünyâların haşyetle karşında;…
- Geçinme Belası
Doksan senelik ömre, İlâhî, bu mu gâyet? Bilmem ki ne âlem bu cedel-gâh-ı maîşet! Korkunç oluyor böyle hakîkatleri, gerçek, Sa’dî gibi bir asr-ı fazîletten işitmek. Sa’dî o kadar felsefesiyle, hüneriyle,…
- Gül, Bülbül
Konduğu her gusn-i ter minberidir bülbülün, Zemzeme addettiğin hutbesi, faslu’l-hitâb .Reng-i hakîkat nedir, fark eden ebsâr için, Goncada matvî duran her varak ümmü’l-kitâb.
- Hakkın Sesleri / Gitme Ey Yolcu
“İşte sana, onların kendi yolsuzlukları yüzünden ıpıssız kalan yurtları! ..” (Kur’an, Neml, 52) Geçenler varsa İslâm’ın şu çiğnenmiş diyârından; Şu yüz binlerce yurdun kanlı, zâirsiz mezârından;…
- Hakkın Sesleri'nden
Üç beyinsiz kafanın derdine, üç milyon halk Bak nasıl doğranıyor? Kalk, baba, kabrinden kalk! Diriler koşmadı imdâdına, sen bâri yetiş... Arnavutluk yanıyor... Hem bu sefer pek müdhiş!…
- Hâlâ Mı Boğuşmak?
«Birbirinize de girmeyin ki, ma’neviyâtınız sarsılmasın, devletiniz gitmesin.» Sen! Ben! desin efrâd, aradan vahdeti kaldır; Milletler için işte kıyâmet o zamandır. Mâzîlere in, mahşer-i edvârı bütün gez:…
- Hasbihâl
Ey bülbül-i ter-zebân-ı irfan, Dem-beste nevâlarınla vicdan. Hem-safvet-i rûh olan o âvâz Oldukça harîm-i canda dem-sâz, Pâmâlim olur bütün avâlim;…
- Hasbihâl 2
Büyük bir şâirin düstûr-i hikmettir şu ihtârı; Velev duymuş da olsan yolsuz olmaz şimdi tekrârı: «Geçen geçmiştir artık; ân-ı müstakbelse mübhemdir; Hayâtından nasîbin: Bir şu geçmek isteyen demdir.» Evet, mâzîye ric’at eylemek bir kerre imkânsız;…
- Hasır
Geçende, Yayla civârında bir ufak cevelân Bahânesiyle, bizim eski âşinâlardan Bir attarın azıcık gitmek istedim yanına, Ki her zaman beni da’vet ederdi dükkânına. Biraz müsâhabeden sonra söktü müşteriler:…
- Hasta
"Vak'a Halkalı Zira: at Mektebi' nde geçmişti" - Bence Doktor, onu siz soyarak dinleyiniz; Hastalık çünkü değil öyle ehemmiyetsiz. Sade bir nezle-i sadriyyemi illet? Nerede?…
- Haya Öğren
Beraber ağlamazsın, sonra, kör dersin, sağır dersin. Bu hissizlikten insanlık hem iğrensin, hem ürpersin! Ne ibret, yok mu, bir bilsen kızarmak bilmeyen çehren? Bırak tahsili, evladım, sen ilkin bir haya öğren!
- Haya Sıyrılmış İnmiş
Haya sıyrılmış inmiş, öyle yüzsüzlük ki heryerde Ne çirkin yüzleri örtermiş, meğer o incecik perde Vefa yok, ahde hürmet hiç, lafe-i bi medlul Yalan raiç, hiyanet mültezem, heryerde hak meçhul Ne tüyler ürperir ya rab, ne korkunç inkılab olmuş…
- Hayat Arkadaşıma
Seni bir nûra çıkarsam, diye, koştum durdum, Ey, bütün dalgalı ömrümde, hayat arkadaşım! Dağ mıdır, karşı gelen, taş mı, hep aştım, lâkin, Buruşuk alnıma çarpan bu sefer kendi taşım!
- Hicran
— Bu bir ma’bedse, çırçıplak yakışmaz, sonra gâyet loş; Gelen: Ma’bûd; ışık bul, yaygı bul, git başka yerden, koş! Hemen bir kandil aldım komşulardan, bir de seccâde; Dedim: «Gel şimdi mihmânım, sa’âdet-gâhın âmâde.»…
- Hürriyet
— İki gün sonra — Beyaz entârisiyle kar gibi kız, Sanki Cennet’ten inme zâde-i hûr; Ya seher-pâredir ki perrandır…
- Hüsâm Efendi Hoca
Nasılsa ismini duymuş ki bendegânından, Hüsâm Efendi’yi aldırmak istemiş Sultan. İrâdeler geledursun, o, i’tizâr ederek, Saray civârına yaklaşmamış, değil gitmek. Bu izz ü nâz üzerinden epey zaman geçmiş;…