Mehmet Âkif Ersoy Şiirleri
Şiirler
121–150 / 156 şiir · sayfa 5/6- Sa’dî’den Tercüme 5
Olsaydı beşer gaybı da idrâke muzaffer, Bir kimseye âsûdelik olmazdı müyesser. 14 Temmuz 1898
- Sabah İskambil Atar Kahvede, Akşam Domine
Köylünün bir şeyi yok, sıhhatı, ahlakı bitik; Bak o sırtındaki mintan bile tiftik tiftik. Bir kemik, bir deridir ölmedi kaldıysa diri; Nerde evvelki refahın ancak onda biri?…
- Safahat İçin
«Arkamda kalırsın, beni rahmetle anarsın.» Derdim, sana baktıkça, a bîçâre kitâbım! Kim derdi ki: Sen çök de senin arkana kalsın, Uğrunda harâb eylediğim ömr-i harâbım?
- Said Paşa İmâmı
Coşar âvîzeler artık, köpürür kandiller; Bu ışık çağlayanından bütün âfâk inler! Yalının cebhesi, Ülker gibi, baştan başa nûr; Nîm açık pencereler, reng ü ziyâdan mahmûr. Al, yeşil, mâvi fenerlerle donanmış kıyılar;…
- San’atkâr
Mister Archibald Bullok Roosevelt Cenablarına – Şu mâcerâyı işittim birinden, üç sene var, Olur ki dinleyecek bir meraklı kimse çıkar.…
- Secde
Şuhûdundan cüdâdır, çok zamanlar var ki, îmânım; Bu vahdet-zâra -gûyâ! - geldim amma bin peşîmânım: Huzûr imkânı yok, dünyâyı etmiş cezben istîlâ; Ne hüsrandır, İlâhî, ma’bedim, çepçevre, vâveylâ! Derinlikler, kovuklar, kuytular, şellâleler, yarlar,…
- Selmâ
«Hemşîrezâdemdir. Dört yaşında öldü.» «Bütün gün işte boğuştum, içim sıkıldı. Yeter! Yarın da aynı mezâhimle uğraşıp duracak…
- Senâî’den Tercüme
Ne yazdıysam eser nâmıyle hepsinden rücû’ ettim; Sözün ma’nâsı yok, ma’nâ için söz bulmak imkânsız!
- Serap
Arkamda serilmiş yere bir mâzî var, Karşımdaki müstakbelim ondan da harap. Hâl ortada, bir çöl ki, sudan vaz geçtim, Yok ye’simi aldatmaya bir damla serap.…
- Ses
Düşman sesi duymak istemezsen, Kardeş sesidir, uyan bu sesten! Kalkınca görür ki akşam olmuş, Vaktiyle uyanmayan bu sesten.…
- Seyfi Baba
Geçen akşam eve geldim. Dediler: - Seyfi Baba Hastalanmış, yatıyormuş. - Nesi varmış acaba? - Bilmeyiz, oğlu haber verdi geçerken bu sabah.…
- Süleyman Nazîf’e
«Rûhum benim oldukça bu îmanla berâber Üç yüz sene, dört yüz sene, beş yüz sene bekler.» Malta – Süleyman Nazîf Beş yüz sene bekler mi? Nasıl bekleyeceksin?…
- Süleymaniye Kürsüsünde
Kardeşim Fatîn Hoca’ya Köprü’den çok geçerim; hem ne kadar geçtimse, Beni sevk etmedi bir kerrecik olsun ye’se, Ne Halîc’in o yosun çehreli miskin suları;…
- Şâir Huzûrunda Münekkid
Düzer yâve-gû bir herif bir gazel: Müeddâ perîşan, edâ mübtezel. Tabî’î o gâyetle parlak bulur; Okur, dinletir, söyletir, gaşy olur. Biraz sonra bastırmak ister, fakat,…
- Şark
Musallat, hiç göz açtırmaz da Garb’ın kanlı kâbûsu, Asırlar var ki, İslâm’ın muattal, beyni, bâzûsu. «Ne gördün, Şark’ı çok gezdin? » diyorlar. Gördüğüm: Yer yer, Harâb iller; serilmiş hânümanlar; başsız ümmetler; Yıkılmış köprüler; çökmüş kanallar; yolcusuz yollar;…
- Şarkı
Bana hiç bakmayan o gözlerden Bir nazar beklesem ne var çok mu? Deme çeşm-âşinâlığım yoktur; Çeşmine âşinâlığım yok mu?
- Şehidler Âbidesi İçin
Gök kubbenin altında yatar, al kan içinde, Ey yolcu, şu topraklar için can veren erler. Hakk’ın bu velî kulları taş türbeye girmez; Gufrâna bürünmüş, yalınız Fâtiha bekler.…
- Tebrik
Gökten ay parçası hâlinde, o rahmet güneşi, İndi âfâka bu akşam, bu mübârek akşam. Ebedî kandili yandıkça, Hudâ’dan dilerim, Parlasın dursun o îman senin alnında, Paşam!
- Tebrik 2
Dört taraftan akın etmiş de, nasıl çepçevre, Saracaklarsa yarın Kâ’be’yi hüccâc-ı kirâm; Öyle sarsın Paşa’mın ömrünü, Hak’tan dilerim, Tutunup el ele yüzlerce mübârek bayram.
- Tek Hakikat
Tek hakikat var, evet, bellediğim dünyadan, Elli, altmış sene gezdimse de, şaşkın şaşkın: Hepimiz kendimizin, bağrı yanık, aşıkıyız; Sade, i'lanı çekilmez bu acaib aşkın!…
- Tercüme
Sefâlet olsa hattâ müntehâsı râh-ı irfânın, Yakışmaz fâriğ olmak bir zaman kesb-i fazîletten. Cehâletten utanmak kendine âiddir insânın; Fakat eyyâm utansın «bî-nasîb erbâb-ı himmetten! »…
- Tercümedir
Kendi feryâdımdır ancak ses veren feryâdıma... Kimseler yok, âşinâdan büsbütün hâlî diyâr. «Nerde yârânım? » diyorken ben bülend âvâz ile, «Nerde yârânım! » diyor vâdî, beyâbân, kûhsâr.
- Tercümedir 2
Nühüfte kalb-i ketûmunda leyl-i deycûrun, Seninle biz iki âvâre-ser idik gûyâ: Ki tâ ebed kalacak muhtefî nazarlardan, Meğer ki onları etsin lisân-ı subh ifşâ!
- Tevhid Yâhud Feryâd
Ey nûr-i ulûhiyyetinin zılli avâlim, Zıllin bile esrâr-ı zuhûrun gibi muzlim! Kürsî-i celâlin -ki semâlarla zeminler Bir nokta kadar sahn-i muhîtinde tutar yer- İdrâkin eder gâye-i ümmîdini haybet...…
- Tükürün
Gitme ey yolcu, beraber oturup ağlaşalım: Elemim bir yüreğin kârı değil paylaşalım: Ne yapıp ye'simi kahreyleyeyim bilmem ki? Öyle dehşetli muhîtimde dönen mâtem ki!…
- Umar mıydın?
«Odama girdim; kapıyı kapadım; ağlamaya başladım: O gün akşama kadar İslâm’ın garibliğine, müslümanların inhitâtına ağladım, ağladım...» Sebîlürreşâd Şimal müslümanlarından Atâullah Behâeddin…
- Uyan!
Baksana kim boynu bükük ağlayan? Hakk-ı hayâtın senin ey müslüman! Kurtar o bîçâreyi Allâh için, Artık ölüm uykularından uyan!…
- Ümidin Her Zaman Haib
Ümidin her zaman haib, nasibin daima nekbet; Hayatın geçti hüsranlarla ey gün görmeyen millet! Ne devletsiz başın varmış, ne mel'un tali'in, hayret! Muebbed bir hayat ummuş da içmiştin.. Fakat seyret: Nasıl zehr oldu birden diktigin sahba-yı hurriyet!…
- Vahdet
Huzeyfetü’l-Adevî der ki: «Harb-i Yermûk’ün, Yaman kızıştığı bir gündü, pek sıcak bir gün. İkindi üstü biraz gevşeyince, sanki, kıtâl, Silâhı attım elimden, su yüklenip derhâl,…
- Vâiz Kürsüde
Tutun da zerrelerinden, çıkın sehabiyye Denen yığın yığın eşbah-i as-ümaniye; Hülasa, alem-i imkanı devredin; o zaman Şühuda bağlı bir imanla hükmeder vicdan: Ki hilkatin ne kadar şekli varsa: Ulvisi,…