Neyzen Tevfik Şiirleri
Şiirler
91–112 / 112 şiir · sayfa 4/4- Seyran
Ölmüşlerle uğraşılmaz demişler, Hikmetini bize soran olmadı. Bu bir rüya altı bin yıl görüldü, Uyanıp da daha yoran olmadı.…
- Softa
Sevimli yüz, yaş on altı, uzunca, toplu beden, Gözünde ateş-i hasret, yanar cüdâ köyden. Bu ayrılık iki aydır, pederle, maderden, O sevdiği, ninesinden ve üç biraderden.…
- Sözüm Ona Efendim Sensin!
Memleketi altüst edip yıktılar, Bir takım pankuduz efendim sensin! Taşındılar, kaşındılar, on üç yıl Başı, kıçı, uyuz efendim sensin!…
- Sözüm Yabana
Fatih.......Neron'u, AsrîFehim Paşa, sivil... Fatih onun bir emirber kuludur, Hazer edin ki laf değil...!…
- Şahane Cehalet
Evet! .......şu dünya dersi'ni verdi, Yeter artar bu hikmet; ihtiyara, kâhile, gence. Kabul etti bunun tatbikini alkışla yardaklar, Maarif zindanında ilme, tarihî bu işkence!…
- Şahid-i Şevk u Safa
Şahid-i şevk u safa etmez teveccüh bizlere, Yaver-i bahtı ezelde gırtlağından boğmuşuz. Safha-i mazi mülevves, hal bok, ati kenef Mader-i hürriyetin guya g...nden doğmuşuz.
- Şaka
Herkes gibi sen de tosunum...a Baytarlığı öğren amelîden nazarîden, Hayvanlığı teşrihe özen kaz gibi durma; Geç esfel-i âzaya amud-ı fıkarîden. Âşık Ömer'i, Dertli'yi, Köroğlu'nu belle;…
- Şekspir
Şekispir’in bütün asarına değil, birine Feda imiş Britanya o hikmet efserine. Ne muhteşem, ne derin bir mehabet-i takdir, Yeter bu İngiliz'in ilme aşkını tasvir.…
- Şüphe
Şüphemin dalgaları her dini boğdu, aştı, Gönlümün yolları gittikçe karanlıklaştı. Bir teselli veremez bilgi denen şu kötürüm, Hele imân ise, o köhne yular, mahz-ı cürüm.…
- Terane-i Gurur
Menâhic-i sühanın titreyen ayaklarını Birer kavâid-i acz ü kederle rabtettım. Ezel, ebed iki pervanedir hüviyetime, Hayali, rişte-i imanla kayd u zabt ettim.…
- Tercüme-l Hâlim
Çocukluğum ne zaman gelse yâdıma derhal Zavallı ruh-ı garibim olur garik-i melal. Kalan sahaif-i gam hücre-i hayatımda Birer birer açılır piş-i hatıratımda. Güzâr eder müteselsil bir iştiyak-ı hazin,…
- Tımar
Bir... bir... tımar etse Bu manzara has ahıra yaraşır. Sağ elinde gebre, solda kaşağı, Bu cilveye bakan gözler kamaşır.…
- Türk’e Birinci Öğöt'e Zeyl
Ey yarân-ı bâ safa! Kemal-i huzu’ ve huşû ile sizlere arz-ı beyan ederim ki bu Türk’e Birinci Öğüt sahâ-i vatanda hudâ-pesentâne bir niyet-i safiye ile yazılmıştır: Lâkin tatbikatta bazı i'ûnâ, mehazîr-i mühlike müşahede olunuyor. Kelimelerin…
- Türk'e Birinci Öğüt
Şimdi geldin az buçuk aslındaki imana Türk, Çekmek isterdim seni çoktan beri divana Türk. Sinede mihrab-ı beytullahı bul, virane Türk. Bî-tekellüf gir harim-i Hazret-i Yezdan'a Türk, Bastığın yerlerde şan ver cinsine, vicdana Türk!…
- Türk'e İkinci Öğüt
Gel, gün aydın, şimdi bak şu kurduğun âsâra Türk, Başlamıştır ülke istidadını izhara Türk., Asmanı yık yığ, istiklali istikrara. Türk, Nanköre açtırma göz, hiç verme yüz ağyara Türk, Basmasın nadan ayağı rehgüzâr-ı yâre Türk!…
- Üçüncü Arz-ı Hâl
Bu umman-ı belaya yok mu sahil yâ Rasülallah? Bu körlükle selamet gayrıkabil yâ Rasülallah. Cehalet manevi bir şahs-ı fail yâ Rasülallah. Niçin Türk'e aman vermez bu hâil yâ Rasülallah? Bu millet olmasın mı hakka nail yâ Rasülallah?…
- Vaiz
Bıyık kesik, iki canipten.uçları sarkık, Yanaklar etlice, solgun, dudak kaim ve çıkık. Ağızda öfke köpürmüş, bir ihtiras iie şiş, Açılmadan da kokar ya, içinde birkaç diş.…
- Vali
Boka düstü teresin da'vâsı Pezevenk bulmuş iken bin şâhit, Su kenef mahkemede kanunen Valinin agzina sıçtı Cahit!
- Vatanın Tarihi
Göründü memleketin iç yüzü, çöktüyse temel. Şimdilik harice karşı yüzümüz olsa dahi Yüzümüz yok bakacak kabrine ecdadımızın. Tükürür zannederim çehremize, vatanın tarihi. (1943)
- Yobaz
Bir güneş görmesi kabil değil erbab-ı dile, Kaplamış sis gibi etrafı güruh-ı hazele; .......ümmet denilen şu haşere .......dır bence huzur-i beşere.…
- Zafernâme-t Meşrutîyyet
Bârekallah bu gidiş ayni selamet gibidir, Bu tedâbir-i hikem, bâis-i nusret gibidir, Sinede hubb-ı vatan nur-ı saadet gibidir, Lutf-ı Hak'la vatanın her yeri cennet gibidir. Bilmeyenler bunu timsal-i cehalet gibidir.…
- Zavallı Zalim
Taaddüd-i safahatı zuhur-ı eşyanın, Teceddüd-i derecâtı sıfat u esmanın, Tagayyür-i harekâtı şu pest ü balanın, Tebeddül-i kelimâtı cihan-ı mananın, Bu, hep o dest-i kaderden geçen nukuş, elvan…