İçeriğe atla

Zavallı Zalim

Boyut

Taaddüd-i safahatı zuhur-ı eşyanın,

Teceddüd-i derecâtı sıfat u esmanın,

Tagayyür-i harekâtı şu pest ü balanın,

Tebeddül-i kelimâtı cihan-ı mananın,

Bu, hep o dest-i kaderden geçen nukuş, elvan

Hayal-i leyl-i elemdir, nedir, nedir insan?


Bu hâb-ı yek-şebe-i his içinde ömr-i zelil,

Neler geçirmez acab? Cezb ü redle ruh-ı alil,

Düşünse kendini bir an için, hayat-ı sefil

Ölümle çile-i madude olmadan tekmil

Bulur tefekküre fırsat nedimidir hicran,

Rebab-ı meclis-i gamdır nedir, nedir insan?


Beşer, zavallı mugaffel, zavallı merd-i garib,

Hep aldatılmış olan şu nişane-i tahrib,

Ki hem bilinmemiş elan nedir bu sırr-ı acib,

Bu kendi hüsnüne, kendi muhibb ü rakib

Vücud-ı mer’iye karşı fena-yı mutlaktan

Bir iftira-yı ademdir, nedir, nedir insan?


Saray-ı dildeki bin bir derîçe vü revzen

Mükevvenata açılmış uyun-ı hikmet ü fen,

Ziyâ-yı vahdeti bin sun’ıle münakkaş eden

Nüfus-ı camianın bir meşimesi ki bu ten,

Bu ıztırab ile titrer, arar teselli-i can,

Habâb*ı bade-i Cem’dir, nedir, nedir insan?


Bilinmeyen nice şahsiyetin nişanesiyiz,

Sevab ü seyyienin mecmâ-ı fesanesiyiz,

Hadid-i zillete düşmüş hurafe lânesiyiz,

Rebab-ı hîçîde bir giryenin teranesiyiz,

Bu girye-i adem-âlûd, vehm-i haz efsan,

Tuyûf-ı leyl-i sitemdir, nedir, nedir insan?


Şu benliğimdeki ef’al içinde bunca tezad,

Zuhur eder ki sayılmaz, bu câmi’-ül ezdad

Olan hüviyetim ayn-ı cihan-ı kevn ü fesad,

Mücehhezim nice bin hisle ki ilelâbâd

Yaşar bu benliğim amma şu şart ile her an

Fenaya ism-i âlemdir, budur, budur insan.


Evet, benim diyorum, şu düşünceler, hisler,

Terane, girye, hakikat, yalan, desaisler.

Peki, bugün yok olan saltanatlı harisler

Ki her biri nice âsâr içinde can besler

Ve çarpmıyor mu sımâh-ı dile şu bang-i nihan,

Cisimde zıll-ı kıdemdir, budur, budur insan.


O destgâh-ı kaderde duran o süzgeci bil.

Şu’ûn-ı hikmeti, dehri odur eden tebdil.

Ölüm yapar bu hafâyâ-yı sureti tahlil,

Budur Kelam-ı Kadim ’in meali, Rabb-ı Çelil.

Meani-i ezeliyyet içinde ketm ü beyan.

Çakan bir ebr-i keremdir, budur, budur insan.


Beşer için şu kelepçe, bela-yı mübremdir,

Ölüm deyince sanır ki o ayrı âlemdir.

Taalluk-ı eneiyyet, bütün cehennemdir,

Bu itikat ile ki nefs gayre akdemdir,

Bu his, bu şübhe-i müziç, bu duygudur nîran.

Yed-i kaderde kalemdir, budur, budur insan.


Yed-i kaderde kalemdir, hayat-ı müzminini,

Yazar bozar, safahat-ı akâid ü dinini.

Mezara fırlatıp atmakla kurtulur, tenini

Bilir misin ki nedir şu fakir Neyzen'ini?

Rebâb-ı hîçlde tannan bir ihtizaz u figan,

Temewücât-ı negamdır, budur, budur insan.