İçeriğe atla

Leylâ Vü Mecnûn 901-1000

Boyut

Göz yaşını bes ki tökdi her sû

Her merhaleden ahıtdı min cû


Bir ebr-i belâ idi güvâhı

Bârân sirişk ü berk âhı


Bârân ile berki cism ü cândan

Bir mertebede ki mundan andan


Deryâlara yetse lem‘a-i tâb

Sahrâlara düşse katra-i âb


Deryâlar olurdı cümle sahrâ

Sahrâlar olurdı cümle deryâ


Feryâd ile doldurup bu deyri

Feryâda getürdi vahş ü tayrı


Efgânı yetürdi âsmâna

Efgân ile âsmânı câna


Bu Mecnûnun atası vâkıf-ı hâl olduğıdur ve Anı beyâbân-ı mihnetde bulduğıdur


Gencîne-küşâ-yı genc-i güftâr

Olmış bu edâ ile güher-bâr


K’ol bir niçe bî-karâr ü mahzûn

Nâ-çâr kılup vedâ‘-ı Mecnûn


Nevmîd dönüp şikeste vü hâr

Kıldılar atasını haberdar


Ol pîr çü vâkıf oldı hâle

Mecnûn kimi etdi âh ü nâle


Sahrâlara dutdı seyl tek yüz

Vâdîlere açdı çeşme tek göz


Çoh aradı gezdi her mekânı

Bulınmadı oğlınun nişânı


Tâ âkıbet ol şikeste-hâli

Bir gûşede gördi lâubâlî


Düşmiş yere hâk-sâr ü gam-nâk

Ahvâli harâb ü sînesi çâk


Dönmiş gül-i sürhi zağferâna

Şimşâd-ı latîfi hîzrâna


Âyînesini gubâr dutmış

Jeng-i gam-ı rûzgâr dutmış


Etmiş elifin sitem yüki dâl

Kılmış kalemin felek gamı nâl


Hem-sohbeti mûr ü hem-demi mâr

Tekye-gehi hâk ü bisteri hâr


Hâr üzre ana delük delük ten

Açmış gam evine dürlü revzen


Ol pîr çü gördi sûret-i hâl

Sûret kimi kaldı bir zaman lâl


Bir lahza anı tehayyür aldı

Hayret gözi ile bahakaldı


Sonra yaha yırtup etdi feryâd

K’ey bülbül-i bûstân-ı bî-dâd


Hâl-i dilüni mana beyân et

Esrâr-ı nihânunı ıyân et


Kim aldı elünden ihtiyârun

Kim eyledi tîre rûzgârun


Bi’llâh nişe bî-karâr olupsen

Âşüfte-i rûzgâr olupsen


Ne seyrdesen sana taleb ne

Bu nâle vü zâruna sebeb ne


Deryâda ise sana dür-i kâm

Sen söyle men eyleyem ser-encâm


Zulmâtda ise şem‘-i maksûd

Rûşen kıl ü menden iste mevcûd


Mecnûn dedi ey mana veren pend

Dânâ-yı sühan-ver ü hıred-mend


Kimsen nedürür bu güft ü gûlar

Bî-fâide bâtıl ârzûlar


Get derdüme sen devâ değülsen

Bîgânesen âşinâ değülsen


Men beyle kelâma dutmazem gûş

Leylî sözi söyle yohsa hâmûş


Dedi menem atan ey belâ-keş

Men seng-i nedâmetem sen âteş


Dedi nedür ata yohsa ane

Leylî gerek özgedür fesâne


Çün gördi itâatinde ihmâl

Bildi ki fakîre özgedür hâl


Verdi bu firîb ile tesellî

Kim dur gedelüm çağırdı Leylî


Leylî bize geldi mihmândur

La‘li talebünde dür-feşândur


Mecnûn ki eşitdi Leylî adın

Sandı ki felek verür murâdın


Lebbeyk deyüp ayağa durdı

Ol ka‘be-i maksâda yüz urdı


Pîr ile cevân-ı dil-şikeste

Geldi eve dil-figâr ü haste


Başında hevâ-yı vasl-ı Leylî

Ne ata gamı ne ana meyli


Geh ata nasîhat etdi âğâz

Geh anesi oldı pend-perdâz


Bu Mecnûna anası pend verdüğidür ve Bûstân-ı melâmetden hâr-ı nedâmet derdüğidür


K’ey râhat-ı cân ü nûr-ı dîde

Ferzend-i yegâne-i güzîde


Şânunda riyâset-i Arab var

Mîrâs-ı şecâat ü edeb var


Etvâr-ı mülûk dut hemîşe

Âyîn-i şecâat eyle pîşe


Ebrû-yı ham ise ger murâdun

Süst etme kemân-ı i‘tikâdun


Müjgân-ı siyâhdan götür dil

Ol nâveng-i cân-sitâna mâil


Olsan nigerân-ı kadd ü kâmet

Kıl nîze-i hûn-feşâna rağbet


Ger zülf ile görmek istesen hâl

Gör hey’et-i nokta peyker-i dâl


Gönlün göz ü kaşa olsa meftûn

Gör dîde-i ayn ü ebru-yı nûn


Sen servsen olmagıl girân-bâr

Âzâd olagör ne kim giriftâr


Sen la‘lsen olmagıl sebük seng

Döndürme güneş görüp revân reng


Etme özüni habâb-mânend

Başunda olan hevâya hursend


Kim yohdurur ol hevâya bünyâd

Başun olur ol hevâda ber-bâd


Ser-germliğ etme şem‘-nisbet

Sûz-ı gam-ı aşk ile mürüvvet


Gör şem‘i nişe düşer belâya

Başındakiden geder fenâya


Zevk-ı dil ü dîde kılma âdet

Salma mey ü şâhide irâdet


Mahbûb ü mey ile besleyen cân

Sanma olur ehl-i akl ü îmân


Aklı mı olur müdâm mestün

Îmânı olur mı mey-perestün


Şi‘re heves etme kim yamandur

Yahşi deseler ana yalandur


Hâlâ kılagör kemâl hâsıl

Fevt etme kemâli gezme gâfil


Ey bâg-ı ümîdümün nihâli

Kılma bizi neng pâymâli


Mahbûb hem istesen kem olmaz

Biz kim senünüz sana gam olmaz


Vardur bu haşemde min kabîle

Her tâife içre min cemîle


Bir bir kılalum kamu sana arz

Yetsün yerine bize olan farz


Bir serv-i sehî-kad ü semen-ber

Tezvîcüne edelüm mukarrer


Ta‘yîn edelüm sana meh ü sâl

Sarf eyleyebildüğünce emvâl


Sen dutma hemîn tarîk-ı vahşet

Kat‘-ı neseb eyleme emânet


Bizden bu nasîhati kabûl et

Her lahza yeter bizi melûlet


Uşşâk sefâhetin kılup yâd

Bu şi‘ri ne hoş demiş bir üstâd


Gazel-i üstâd


Cân verme gam-ı aşka ki aşk âfet-i cândur

Aşk âfet-i cân olduğı meşhûr-ı cihândur


Sûd isteme sevdâ-yı gam-ı aşkda hergiz

Kim hâsıl-ı sevdâ-yı gam-ı aşk ziyandur


Her ebru-yı ham katlüne bir hancer-i hûn-rîz

Her zülf-i siyeh kasduna bir ef‘î yılandur


Yahşi görinür sûreti meh-veşlerün ammâ

Yahşi nazar etdükde ser-encâmı yamandur


Aşk içre azâb olduğın andan bilürem kim

Her kimse ki âşıkdur işi âh u figândur


Yâd etme kara gözlülerün merdüm-i çeşmin

Merdüm deyüp aldanma ki içdükleri kandur


Ger derse Fuzûlî ki güzellerde vefâ var

Aldanma ki şâir sözi elbette yalandur


Bu Mecnûnun nasîhat kabûl etmedüğidür ve Atasının derdi dermâna yetmedüğidür


Mecnûn ki eşitdi ol hitâbı

Verdi bu tarîk ile cevâbı


K’ey rûh-ı revânum ata ane

Kâm-ı dil ü cânum ata ane


Tahkîk edübem işüm hatâdur

Her ne desenüz mana revâdur


Âlûde-i reng-i dûd-ı âhem

Züll-i güneh ile rû-siyâhem


Men hem olubem bu işden âgâh

Ammâ ne deyem ne söyleyem âh


Yohdur bu işümde ihtiyârum

Zabtumda inân-ı iktidârum


Akl oldı zaîf ü aşk gâlib

Hâtır nigerân nigâr câzib


Dutdı ten ü cânumı gam-ı yâr

Gayri’l-mahbûbi leyse fi’d-dâr


Mende dahi nişe menliğ olsun

Mende meni isteyen ne bulsun


Takdîr çü beyledür ne tedbîr

Takdîri eder mi kimse tağyîr


Olsaydı mana neşât rûzî

İster mi idüm bu derd ü sûzı


Ger sıhhate kâdir olsa bîmâr

Derde özin eylemez giriftâr


Elverse gedâya pâdişâlığ

Sanman ki kılur dahi gedâlığ


Fıtratda ne hâlet olsa maksûm

Ref‘ olmaduğıdur emr-i ma‘lûm


İslâhuma eylemen teemmül

Kim gül tiken olmaz ü tiken gül


Keyfiyyet-i âb ü cevher-i hâk

Demek ola mı kabûl-i idrâk


Su sifleliğinden ayrılur mı

Od yandurabilmeyebilür mi


Ol gün ki rahimde kilk-i kudret

Îcâduma verdi zîb sûret


Doldurdı hevâ ile dimâğum

Sevdâ ile bağladı ayağum


Doldı bedenümdeki rek ü pûst

Başdan ayağa mahabbet-i dûst


Mülk eyledi gönlümi belâya

Vakf eyledi cânumı cefâya


Yoh mende bu hükmden tehallüf

Ol mülk ile vakfa bir tasarruf