İçeriğe atla

Seniha'nın Günlüğünden 1

Boyut

Gözlerimden uçtum -bırakıp eski gövdemi-

Aynanın önünde durdum

-Kenarları saydam yapraklı aynanın-

Omuzları açık giysimi giydim -siyah-

Topaz kolyemi taktım

Göğsümün ortasına bir gül yerleştirdim

Acı, apacı bir gül

Dışarı çıktım

Muhassen'e uğradım -çağırdı demin-

Firuze ve turuncu deniz kabuğu alaşımı Muhassen'e

Yedi lamba, yedi güvercin saçlarında

Ve eşyalarında bir başkalık: 'çabuk-güzel'

Her şey 'acele-sıcak', 'acele-yerli yerinde'

Her şey, ama her şey

Bir düğün öncesi gibi

Uzun bir deniz yolculuğu sonrası

Bir yerden bir yere taşınma

Yitirilmiş duygulara bir göz atma yaklaşımı belki

Rüyamda da görmüştüm dün gece

Yedi gelin, yedi güveyi

Serpantinler, konfetiler içinde

Ağzımda bir sakız çiğneme kımıltısı

Şuramda duymadığım bir duyma

Bir elimi kalçama koyuyorum

Kimim ben?

Seniha!

Çağırmadım ki 'kendimi

Sordum, o kadar

Ben kendimi kendime sunuyorum, o kadar

Bu işe çok uygunum, o kadar

Toprağına karışmış bir çiftçi gibi

Bir gün: yüzü olmayan bir erkek

Bir gün: yanmış süt kokulu bir oğlan

Gözkapaklarımı indiriyorum

Lacivert bir jaluziyi indirir gibi

Kendimi kendime sunuyorum -ben Seniha-

Bunu hep böyle yapıyorum.

Bugün de böyle yaptım

Önce bir sigara yaktım, usul usul giyindim

Bluzumdaki bir iki kırışığı çektim düzelttim

Perdeleri açtım

Pencereyi de açtım -açık bıraktım-

Merdivenleri indim -çok yavaş indim-

Kimseye rastlamadım

Dışarı çıktım: işte ilkbahar!

Yürüdüm yürüdüm

Ben ki herkesin bilmediği

Birtakım şeyler yapan biriydim

Böylece çok göründüm

Nedense öyle sandım

Yüzler silindi, olmayan yüzler

Sis, duman, pus gibi yüzler

İnce bir çubukla sigarasını içen Muhassen

Yitti, yitiverdi hepsi

Fırlattım göğsümdeki gülü havaya

Pembe pembe bakındı boşluk

Selamladı beni

Hayır, mutsuzum.

Evet mutluyum

Bir mutluluk yokmu her çelişkide

-Var! Varsa niçin? -

Yedi lamba bir arada

Bir arada yedi güvercin

Muhassen

Bir anlamda 'çabuk-güzel'

Bir bakıma 'çabuk-çirkin'

Anlıyorum

Ben sadece armesıyım o katedralin

Dünya ise çalmaya hazır

Koskocaman bir org gibidir

Ama çalmadan

Katedralin avlusuna düşüp

Düşüp de parçalanan

Bir org gibi..


-Sevişmek!

Kimse kimsenin olmasın-

Ah bu nisan yağmurları

Hüznünü kaybetmiş çocuklar gibi şaşkın

Yağıp bitiyor

Bitsin

Çok tenha bir kahvedeyim

-Ah, aşkların çocuk bahçesi

Neden ömrün çok kısa-

Neden buruk bir özlemdir anılar

Ve özlem olarak kalacaktır da

Hayır!

Seniha!

Evet, çağırıyorum seni

Şimdiye ve sonraya

Bir başka yanıt:

Yok o da.


Sadece bir özlemim ben.