İçeriğe atla

Muntazam

Boyut

Seni kamçılardan çıkardım

Tevbelerle başladı rahmet vuruşları

İnsan ağlar oldun yürekli göğüsler kurdun

Sesimi işkencelerden alırdın

Elimin altına dökerdin etlerini


Hızlı varışlara bile hazırım daha

Dayanırdı yelken bezleri saf saf insan enginlikleri

Bir geçmiş zaman kalkanı indi

Çınar ağaçlarından sahil sularına


Kalbim kalkıp indi gemilerden

Çok tarandım başka saçlar tarandım sokaklarda

Kapris kamburu çıkardı yıllar

Ve bir tek çıban çıkaran yoktu sancılarla


Habire vuran rüzgâr

Kabirlerde su yollarında

Dehlizlerde

İç çekmeler

Sızlanmalar fısıltılar

Ne zora çekiyor zaman ki bildiler farkettim

Götürüp

Kelimeleri başka bir semte attılar beni


Üzgün melal içre ve âşık

Yürüdüğüm deniz sahillerindeyim

Yakın sabahlarda öğlelerde ve daha

Üç parıltısında günün

Devlerimi güreştirmek işim

Üstüm başım heykel kırıkları