İçeriğe atla

Nacar

Boyut

Bir kaç beyit şiir..dedem bırakmış

Bir derviş nacarmış

Çelik bileli uçlar yontu kalemleri

Gibi dizlerinin üstünde elleri

Edebli

Hudutsuz bir noktanını içinde kalp sesleri


Dedem nacardı evet nacardı

Rahleler genç damlar açardı

Kapılarına buğday başakları

İnce ince nefesle zikir demetleriyle dam

direklerine

İşlerdi ebe sağdıç kirve ahiretlik adları

Sarıklar dizili rüyalar memleket işi

Kendi içlerine bakar mahalleli

Koşarken anne eteklerinde gülerken

Bolluk ve genişlik derinlik denizine kapılanır

çocuk


Saklanmazız zulümlere

Erkekçe

Tayfası biziz tarlamızın.

At ettik emeklerimizi komşu köyün derdine

Vurgun dursun sehpalar

İdamlar kalsın


Rahmetinden baygınım hastayım bakışlarına

Et tırpanları başlamış bir uzun ara

Genç kalplerde hasret çırası

Ağıt ağıta kervansaray harabeleri

Eski su yolları

Kışlalar

İçleri buz sarkar eski kitapsaraylar

Sandıklarda toz toprağa belenmiş dedemin

Soluk soluga rutubet içer kitapları


Bulutlardan geçerek dağ uçlarından sevgilerden

Yükselir cesetler

Şişi ve morluklar içinde kocaman ölüm delikleriyle

Bulutlardan

Geçerek dağ uçlarından

Sevgilerden


Deprem dalga kabartıyor

Dalga

Katleden elimi elimle dinlendiriyor


Bir taş yağmuru gibi geliyor

İşte şimdi geliyor


Abdulhamitten başlalayalım: çok ince derin bir

devdi

Saklanmaya ey çocuk o duvarlar dokunduğun

duvarlar

Nice bezirgan saldı saadet yolları

Benimle

Şu suyun yaylasına yüksel

İşte içindeyiz devin

Elimizde ölçüler


Şimdi darda sıkıntılı uzaklıklarda

Başlar sorular dikkatle üzerimize eğilmiş çiçekli

dallar

Ey evin neş'esi ey vin soylu gelini sor haydi


Başka bir kalbe başlıyor denizin çocukları

Kumsalda yemiş kabukları

Açıkca belli ayak izleri empozeler

Tesbih gibi gidip dönsün de deniz

Canlı sırtında olalım okyanusun


Şimdi varıyoruz

Bizim eller aydınlığı peydahlıyor oraya

Bataklık tabımız alev alıyor yüzyıların birikintisinden

O'raya

Anamız babamız

Döşenmişiz yollarına