İçeriğe atla

Ahenksiz Kuşlar

Boyut

çayırkuşu engelsiz yapraklara

havası dondurulmuş ve suyundan alıkoyulmuş

bir ay gecesi tanrısıyla

elişi kağıtlarından ev demetlerini

ve deniz başlarında

küçük ve yuvarlak ellerle tutulmuş çocuk etekleri

çayır kuşunu engelsiz yapraklara


çaçaron hep evleriyle onlara bir akşam geçidi

vurulmadan ve korkusuna

sebepsiz kapılmadan

duvarlara yapılmış heykel ağızlarındaki sözlerin

ve eski risimlerde

yerli oyulmuş

gözlerin ve hiçbir vehmin önünde

vurulmadan ve korkulara


yazı sonu alınan bir kuştu

yerle gök arasında

kadırgalarında renk atmaz cömert çiçekler

su altlarında ve yürek diplerinde

zarı delinerek bir an bekleyen

kanatları sabra

ve kabus sonlarına

çarpan konuşan ve sesler çeviren

yerler gök sonlarında

görülmeden tanınan

ve en gerektiği yerde anılan

civa sıcağı yurtlar

çamdan insanı çiğneyen sakızlar

korkuya öteye ve dünya seslerine

çarpan çalkanan

bir yamaçta yalnız başına durabilmiş

açabilmiş çalılar


çayırkuşu insan ve toprak levhasında

gagası ışıyınca durur anlatır

bildirir ki güneştir

her an sabah sesi çıkaran

ve devran deyince

insanın isim verdiği yüceden

göğü kollayan ve ufuktan aranan

bir çift gözü en son şekliyle

her an bir zindan resminde çağıran

güneştir gagası

ışıyınca çayırkuşunun


bir savaş bütün bunlarla doludur

ölüm beyin düzlerinde

sık sık gezinen ve işte tamam yerine

her dokunuşta bir delik açılan

ve hepsi bir tek karanlığa açılan