İçeriğe atla

Ağaçlar

Boyut

Ellerimin önündeki dallar da

Sarıldı yaprağa

Göremiyorum karşı yamacı

Erken mi yoldayım

Ben mi geciktim


Önümüzde bir çınar yükseliyor

Her gece atlılar geliyor ona

Destan söyleşip gidiyorlar

Esmerlikleri

Tutuşup kuruyan dudakları kalıyor sabaha


Dostum üşüyorum dedin

Üşüme

Korkuyorum -Korkma

Kaçıyorum -Kaçma

Ürperiyorum düşünceden -ürper


Sabah trafik

Çınara kim bakar

Kim geçer dallarından

Bahar mı geliyor

Komşunun balkonunda

Çamaşırlar renk rengarenk


Kızlar göğüslerini

Baharın ağacına

İlk açan çiçeğine

Dayadılar


Arılarla erkekler boğuşuyor

Arılarla uçan bütün çiçeklerle

Ayaklarında taşınan tozlarla

Akıyorlar alıp götürülürken

Yaprak evlerin içindeki dişiliklere


Dostum geç kaldın

Güneş ne gün doğacaksa

Söylediler duymadın geç kaldın

Otur ağla sonra soframda doy

Ekmek tut zeytin tat

Açlığını eğlerken sen

Bak nasıl ayçağın erleri

Savaşarak ve devirleri aşarak geldiler

Karanlığı karaladılar yolları tuttular

At tepmedeler


Bak nasıl savaşı bindiler. Gece çınara gelip söyleşip

Kelime ettiler söz bilediler

Zorun yamanı kolayladılar


Sahip olun taşa demire

Aleve

Küle bile