İçeriğe atla

Ateş Böcekleri

Boyut

yarayı okşadıkça dökülüyor kabuklar) ... (diyemezsin

oysa belirsizliktir

ormanlarına pusu kurdurtan hayvanları. Kim bilir

hangi çağın karanlığında iki ateş böceği

gibi iki omzuna konmuştuk sevgili siyahını öpecek

ve ölecek olan, kanını

terine nişanlanmış o yaralı delikanlının.


hayır, bugün inanmıyorum ben gitgide büyüyen ellerine

ellerin büyüdüğü şehirlerde

gözlerin ettiği sözleri kesme cüreti gösterilir


ve o kesilen sözlerin üstüne

oğlanlardan yüzülmüş ipek tenden tüller serilir

gümüş yünden kuşlar örtülür


gideceksin. belli. git o halde seni çağıran beldeye

benim ilmim sistir de!

benim ilmim suçtur de!


ve unut sonra o iki ateş böceğini


kaldır başını ardından

gökyüzünde tek bir ateş böceğinin

bölünüp

kendisinden iki ateş böceği oluşunu

şaşkın bakışlarla, utanç içinde gözle!


benim sisim sensin de!

benim suçum sensin de!

belli belirsiz bir akyanus beni üstlensin

yarayı okşadıkça dökülen kabuklarla dolu sesinde!