İçeriğe atla

Aşk Lazım Partisi

Boyut

van kedisi'ne


karardı geceme sarkan

o pırıltılı ay!

ben yoktum!


bir vakit yaratsam

bir vakte düşsem çırılçıplak

bir vaktin karaltısında kalsam öyle masum ve

paramparça, darmadağın makam,

kalbimdeki kasabanın şefi,

mutlaka kaymış bir yıldız takardı yakasına!


yürümezdi içimdeki haydut gölgenin dengeli uyuşturucusu

parlatmazdı kalbimi bela

eyy nerdesin sevgili sultan kıç kırığı cinayet tutkusu!

biliyorum bundan sonrası

yatağın yatağa omuz attığı

papağanın papağana silah çektiği

cesedin cesetle çılgınca raksettiği o uppuuzun cerahatle

lal vakti! masmavi yemyeşil bir ihtilal vakti! bir ihtimal,

ihtişam ve mutluluk sorgusu!

çıkarıp attığım gözlerim kadar uzak bakışlarım

bakışlarım, birbirini seven iki akşamın arasına girmiş

gün gibi kıskanç, tıpkı o gün gibi flu suçlu!


inan

zavallı öğrencim!

sevgilim!


derin denizdeki vurgun

uçsuz bucaksız yalınlıktaki muhteşem soygun

gençlikle yaşlılık arasına giren o buz gibi nifak

diriltmez artık çiçeklerin tanışıp tokalaştıkları iklimi!

inan! bu bir nadas değil, bir veda birikimi!

saat tam onikiyi vurduğunda

terkederken herzamanki gibi o harikulade partiyi

düşürdüm duru tenindeki parlak merdivende

bütün taşları er olan satranç takımımı!


ve anladım ki bir kez daha hatamı

ve anladım ki bir kez daha talihsizliğimi:

bulanık boktan bir sudur aşk

insanın kendisini görmek için eğildiği!