İçeriğe atla

Cemal'in İç Konuşmaları 1

Boyut

Bir şeyler çiziyorum buğulu cama -ben-

Cemal'in ıslak sesi

Kayıp gidiyor buğulu camda

-Bir sabah yağmurunun en küçük tanımıysa

Şu benim sesim-

Çizip çizip siliyorum sesimi

Birden odayla dışarısı birleşiyor

Ve birleşir birleşmez

Çıkarıp cebinden büyük aynasını gök

Bir istasyonda yolcularını bekleyen

İnsanlar gibi hafifçe gülümsüyor

Bana

Elimi sallıyorum içimden

Buruk içimden

Belli belirsiz.

Yaşlı bir çocuğum ben, çocukların en yaşlısı

Ağzımda sakız tatlısının hiç eksilmeyen tadı

Sevilince kendimi tadıyorum bir de

Kendime dönüşüyorum

-Ah içimin derin rengi

Yoğun kokusu-

Biraz önceydi

Yalova'da bir oteldeyiz

Çok büyük bir oteldeyiz -hepimiz-

Çiçekler var -çok büyük- ağaçlar gibi

Kırmızılar uzun, uçsuz bucaksız

Sonra bir vapurun bayrağı

Görmüştüm

Annemin yakut yüzüğü

Görmüştüm

Ben herkesin oğluydum o zamanlar

Kalabalıktık.

Elimi buğulu camdan çektim

Saçlarım doldu yüzüme

Saçlarım neden böyle uzun -kimbilir-

Sevmiyorum hiç

Yalnız yapıyor beni

Hem niye

Herkesin özlemi benim özlemim değil ki

Az konuşuyorum bu yüzden

Tenhalarda duruyorum

Sanki yaşamım benim

Önce bir susuzluk vakti

-Suyu musluktan içiyorum sık sık

Kimseye göstermeden

Böylece

Hiç mi hiç bitmiyor içmem-

Nisanın ıslak sesi

-Kocaman bir gül haziran-

Gelip gelip vuruyor

Uzaktan bakıyorum

Kış aylarına bakar gibi

Kirli

Çift kollu bir lambaya benziyorlar

Seniha teyzemle annem

Bezik oynuyorlar gene

Masada rakı sürahisi -dilim dilim ve renkli-

Tabakta solgun meyvalar

-Sanki kimse birbirine bir şey demedi-

Ve

Suyu çekilmiş portakallar portakallar

-Ne? ne zaman? şimdi unuttum

Büyükannemin ölüm saati-

Ester vazoya çiçekler yerleştiriyor

Pembe sesiyle

-Baharı yerleştiren bir tanrının elleri-

Kokusunu duyuyorum uzaktan

Hayır, kokusunu düşünüyorum

Benim olmayan kokular..

İnsan kendi kokusunu bilir mi

Bilmem

Bilemez

Ama annem Ester'in

Ester'se annemin kokusunu biliyordur

Sanırım bazı kokular da duyulmaz, görülür

Ben gördüm

İşte şu karşıki bahçenin kokusu

Toprakla güneş karışımı bir koku

Ben gördüm

Büyükannemin ölüm kokusu

Gördüm ben

Sonra annemi bir kokuda gördüm iyice

Seniha teyzemi de

Çok ağır bir kokudan gelmiş oluyor teyzem

Muhassen'den döndüğü zaman

O evden

İşaret parmağına benziyor bazı kokular

Gösteriyor gösteriyor gösteriyor

Demin yanından geçtim

Bugün başka türlü kokuyor Ester

Dudağımı kanatan balık gibi değil

Baharda kar yağar mı, öyle kokuyor

Kapısını ilk kez açıp da

İçeri giriliveren

Yeni bir ev gibi kokuyor

Bin türlü kokuyor bugün Ester.


(Çok geniş bir çayırda yürüyorum yürüyorum

Ezilen otlar gibiyim

Ezilen otlar gibiyim ayaklarımın altında

Kendi ayaklarımın

Nedense

Bu böyle hoşuma gidiyor.)