İçeriğe atla

Bazı Özlemler

Boyut

Dağlara vardık

Herbirimizin elinde gözleri ışık saçan birer deve

Düşündük ayaklara düşmüş kıymetlerini iade ettik

Sandık

Dervişlerin


Modern salonlar koltuk takımları büfeler

Baş köşede sadece bakılan bir şamdan gümüş bir sürmedenlik

Düşündük ayaklara düşmüş kıymetlerini iade ettik

Sandık

Anne çehizlerinin


Sevgililer kapadı toprağını

Çocuklar ne kadar hırçın

Alışverişten dönüyorlar geceleri

Babalar gözlerini dikmiş sanki kutsuyorlar şişeleri


Hepsi bir tek haftada değişebilir:

Dağa gerçek bir gezi

Ellerde yekpare bir deve sakin tabii renkte gözleri

Dervişlik kılık kıyafetten ayrılalı beri

Kim bilirse ki alıp verilen soluklar yalnız değil

Herşey bir tek haftada


Başla deyince başlayabilir

Evler eşyaları atıp insanları çağırabilir

Bir bakarsın ki kadınlar gizlice hafifçe sürmeli gözleri


Sevgililer yayar topraklarını

Delikanlılarda

Boyunlara kadar kızartan damarların

Açılır ilmikleri


Bir vakit diye anlatılır o zaman

Dağ ve şehir diye bölünmüştü insan

O dar buran gavur giysiler

İçlerinde kopralar göğüsleri sıkılıp duran

Ayaklar cepler kafanın içi, elin edip tuttuğu bir mezbele

Bir tek kalp temizce ve sinmiş

Taşırdı kamburu taşırdı kamburu


Bir vakit gelse de acıyla / Hatırlansa zorbela /

Anlatılsa