İçeriğe atla

Başaklarda

Boyut

Gece yanımızda bağrımızda

Bir tomurcuk ıslığı hayat şakrak. Söyle

Bu geç vakit kim tırmalayan kapısını

Gece yanımızda bağrımızda


Kolumda bir ışık gibisin

Yürüyoruz şehre atlılar gibi


Çiçek açan şehre bakıyoruz

Aşk ki bizim berrak gökdelenimizdir

Sargıları açıldı bileklerim zinde

Gözlerim tek tek geçiyor iklimleri

Şanlar içinde


Yabancılar yağıyor sabahları

Netlikle bulduğum sen misin

İçimde akar

O yeraltı suları sen misin


Bu araçlar biraz

Yana kaymalı


Gerçek esvaplar sahi delikanlılar

Mimikler dalışlar birden kavrayışlar

Dokunulmaz ısılarıyla gövden deniz ve martılar


Bir için

Akıyor iki yanında söğütdallarının kavisleriyle

Sevinçlerin

Bir silindir geçiyor üstümüzden

Esneklikle yumşa dayan ağırlıklara


Bakalit unufak oldu

Öfke kırıldı

Serçe öldü


Yalvarıyorum biraz daha

O zift ve zülüf çağında


Gerildi ev

Yorgunluklar ve neş'e


Duvarlar mukavves

Çatı bir eğri kaburga kemiği daha yükleniyor

İşte iki mavi bilye


Elimde aşkın ülkesine yol kağıdım

Bin asırlık başım

Kuzgun saçlarım


Benim için

Aynı yalvarışlarla uzanıyor musun hala

Senin He'n benim Hey'im