İçeriğe atla

Undermost

Boyut

kafir melaikesi.....

duanın soğuğa sürtündüğü kesik bilekleri bileyle!


kim yaban gecenin tozuna bulanmış çocuk: ben,

aşkın duvarlarına gölünü biriktiren.

bizi tipi takip etti, biz orda seksek oynadık

annelerimiz yoktu, hep haylaz kalacağız sandık


kemiklerimi gömdüğüm buzul dudaklar

nasıl buruştuysa bir öpüşün ardındaki valste

ve yontunun yalnızlığına bırakılan bir sesi

üfleyen karı kancığı spontan eller

nasıl dolaştıysa vücudumuzun en atölye kulesinde


sizin gözleriniz akşamüstü dinlenen yaz tangolarına benzerdi. hatırlayın, 'arkadaşımın aşkısın'da birlikte ağlayışlarımızı. ve birbirimizden kaçırırken bakışlarımızı, kayboluşumuzu çiçek pasajında. sonra size o adada uzatıp verdiğim papatyaya 'şarlo' adını takışımızdaki derin mana ve ısrar. biz umutsuzluğu iyi biliyorduk, bize hep tokat da attılar. bunlara iyi üzülürdünüz. şimdi bunlara üzülemeyecek kadar öldünüz. bana biraz chopin çalın, sarılın bana. bakın, bu sabah, buğu yağacak şehrimize ve ben, her zaman yaptığınızı yapıp,


bir yılgınlığı okşamak için uzanan yazı

unutup gittik biz, biz hep haylaz kalacağız sandık

birbirlerine omuz vermiş insanların sararmış fotoğrafları

biz onlardan sonraları uçurtmalar yaptık.

sorguluyor tarih ve ipek bugün suçlarımızı

ve gözyaşı kanallarınızı iltihaplıyor o hisler

kanatıyor kıpkırmızı.


hırsızlar, hey hırsızlar!

lütfen çalmayın yoksul çocukların bisikletlerini

ve onlar uzak ada vapurlarına binerken

siz satın alın bir kerecik olsun

taze, sıcak, akşam simitciklerini..


21.eylül.1989