İçeriğe atla

Sadakat

Boyut

korkuya geçiş önceliği tanıyan bir yüzle karşılayacaktık

sadakati!

elimizde isminin yazılı olduğu kartonlar, kadehler ve aşklar;

-uzun bir arkadaşlık havaalanında-

ulaşmaya, hep bulmaya çalıştık onu sanki durmadan

bir endişe, bir hüzün, bir ihtimal'ler kalabalığında!


[hiç değilse zarif olmaya çalışan çocuklardık oybirliğiyle]


çünkü

bir kimlikti bizim için içimizde boy veren çam ağaçlarının kokusu

yeni demlenmiş çayın rengine karışan yaralarımız

tarihe malolmuş kaygan sevgililer

'sevgilim! ' diyemediğimiz sevgililer

bir ameliyat izi gibi taşıdığımız çocukluğumuz

çünkü

bir kimlikti bizim için içimizde saklanan

gizli yolculuklardan kalma gizli yorgunluğumuz!


ne sadakat, ne teselli ne de bir vicdan muhasebesi!

bir sabah hepimiz uyandık baktık ki apayrı yataklarda:

yalnız bir uyurgezer tarafından taranmış saçlarımız geceleyin

ve hiç değişmemiş yıllar geçse de

bir dişi, paraya dönüşsün diye yastığın altına yerleştirircesine

mutluluğa dönüşsün diye

hayatımızın bir yanına mutlaka koyduğumuz umutsuzluğumuz!