İçeriğe atla

Oda

Boyut

yetiniyorum seslerin bıraktığı izlerde dolaşan hayaletinle,

ağaran günün içine yetişmek isteyen bir yolcuyum

defalarca eriyor ve tekrar katılaşıyorum bu göz yangınında

lastikleri yanan bir arabadayız: sen, ben ve hadisemizdeki mücevher!


arka arkaya fırlatılan iki havai fişek gibi çarpıştık

gökyüzünde;

genzimize dolan sülfürik asit tadındaki hayat,

ağırlığınca karanlığımızda! ağırlığınca kafesimizde!


Paraşüt açılmasın bu sefer dudaklarımızda!

lambaları söndür,

gazı aç,

çakmağı çak!


anzısın bir infilak olsun ölümüne seviştiğimiz oda!