İçeriğe atla

Öbür

Boyut

kayalık, kaygan bir zemin üzerine teslim edilmiş zoraki

kutuların tozlu dillerinde herbir ağızdan lanetlenen

mağaraların mihraklarındaki çıplak, abdal adamların

kinayelerini sevmez insana muhtaç gökcisimciklerinde

mahşeri azgın bir karı gibi koynuna almış tabiatların

kılıksız çelişkilerinde apansız beliren ruhsatsız endişe;

zimmete geçirilen şaibe! der!

akılda sıkı sıkıya tutulan muhbir buğu

ve henüz adı konmamış hayvanlar

şimdi nerelerde birbirlerine geçit verirler de

ölüm, elinde yanan bir kibrit çöpüyle durur

ilk ateşi tutuşturduğu cehennemde;


tek şıklı o çirkef kutsanışın ileri geri gidip

gelen dansöz göbeğinde sıkışıp kalmış eski mi eski

artık kimsenin sözünü etmediği paslı ziller çaldı mı

doğru kainat sınıfına derse koşan mikro talebelerde

kalmış olmasın kibritlerin zoraki kutularındaki

çocukluk anılarım hamamböcekleri;