İçeriğe atla

Bilmiyorbilmesin

Boyut

adını açıklamıyor parmakları arasında hızla

çevirirken tanrının entarisini geriye dönüp

baksak ta erik bahçelerinin de ardındaki

kuyuya derisini boşaltan çocuğun annesi

o kadın, müzik kutumda kalan balerin

kapıyı çaldığı kış gecesinde koltuğunun

altında birkaç karakalem çalışması ve

üşümüş, ıslanmış bir film karesi gibi kaç/

tığı adadan yanına alabildiği ödül:

çeyiz niyetine ölüm ve beyaz mürekkep

şişesi şekerli dudaklarda son dansının

genç çalgıcısının eriyen kaslarıyla

devşirdiği hastalık matinesi!

kalın ayak bileklerine halhal diye bağlanan

yavru yılanbalığının gözlerine yerleşen inci;

o halayıkların yıkadığı gri bakire!

ahlaksız tanrıça!


tırnaklarımı geçirip pençelerinin iki

kanadını açarcasına iki yana yırtıverdiğim

göğüskafesindeki zarif al kumru! adını

açıklamıyor parmakları arasında hızla

çevirirken tanrının papucunu geriye dönüp

fırlatsak da yeryüzünün de ardındaki

göçebe suya tersini boşaltan çocuğun resmi

o fotoğraf, nüfus kağıdımda kalan suretin

taşa uzandığı sessizlikte matemdeki puhuların

düşlerinde birkaç tecrit münakaşası ve

yığıldığı, kaderi kabullendiği gibi kaç/

tığı hayattan yanına alabildiği ödül:

ışık niyetine çığlık ve yarısı yanmış beyaz

bir gül makinesi!