İçeriğe atla

Adrena-Line

Boyut

aldırılan çocukları örgütleyen uyarıcı rengi smo

kinleriyle birşeye karşılık gelmeyen yabancı tesad

üfler odanın deniz gören pencerelerinden en zor

lusunun önünde bir

kaç saniye anlamı olmayan bir ad gibi durup yüzüstü

terkler ya da kendisinden geçmiş deli hiç'in

kullanmadığı süre için sınıflandırılmış rakslara

verili balolarda sezilen ölümün içyüzü; ders;

kim geri gider orada sakınıp kutsanılmayan ve

paramparçalanmış bir teklifsiz gözde hala aranılan kent

kentler göze girince gözbebeği acıya kan ilham eder;

yorumlanması güç yeryüzüyle aynı seviyede bir aşkı

altına batırarak ihtirasın değerini yükseltmen, ah zafer!

ah zaferlerle dönecek bir orduda tek ok çekmemiş asker

gibi biraz mahcup, biraz utanmış, biraz kalender!

ihtirası sesinde kilitli kalmış olanın sığındığı

mecburi çilingir!

denenen maymuncuk

denenen yumuşak topraktan anahtarlar

denenen, cinnet de denen makber

sen misin o büyücü meleğin gaspettiği çaresiz misafir!

bilmez gibisin

çaresiz misafirler, konakladıkları gece,

konakladıkları geceyle katledilirler!


sen de içermişsindir

hoş katliamlardaki yoksul hayvanları bir bir,

onlar ki göğe, okyanuslara ve ihanete hep söz verirler!

sen neredeydin? sen hangi çöküntüydün? ağlama.

sen bunu o gövdeyle mi kanıtladın yüzeyde? yazık. bağışla.

mesela sersemlemiş ruhların çarpıştığı yarım kurander

kaybolmuş inançların ardından yeşil bir pardesü

giymiş ve oturmuş bir orman gibi ansızın

çıkagelen kiralık peygamber! sen tanrının

ötdeliğinde bir siyah gelincik diye biten kıl,

tıraşlandığı aksiseda cehennemler sürükleyen!

ağzından yakalayıp ite kaka sürükleyen! önlem

alınamayan o dökülüşün, o içgeçirmenin, nefessizliğin

sınıra dayandığı muhteşem şölen! öl! işmdi sen öl! ve

ilk sen ol ölürken arkasına bakıp da, Utanın!

Utanın! diye seslenen!