İçeriğe atla

Bir Otel Katibi

Boyut

Anlamadığım şu

Ben neden bir otel katibiyim

Eskiyim, renksizim, kimsesizim

Yontulmuş kalemlerden, sosisli sandviçlerden iğrenirim

Papazlardan, homoseksüellerden iğrenirim

Kız kurularından ve saldırgan dullardan

Ve yaşlı adamların sararmış dudaklarından

Ve deli saraylılardan, onların aybaşı kokularından

Kendimden kendimden

Ve nedendir ki ben

Sararmış bir sürahide kirli bir su gibi bekletirim.


Günlerden ne? Pazartesi İyi bilirim

Ama gün nedir bilmem

Çiylerle çiçeklerle çamlarla doldurulmuş gün

Göğsü bir martı göğsü gibi denizlere değen

Parklarda bahçelerde göz dolduran gün

Bir çocuğun gözlerinden gözyaşı içen

Sesini bir ayin gibi uzaklardan duyduğum

Gün nedir.


Kokular vardı ayrı ayrı, ben unutmuşum

Hepsi şimdi bir otelin kokusu

Kullanılmış çamaşırların ve bavulların kokusu

Ve telefonların ve kapısı açık helaların

Ve hasta soluklarının, tozlu yer halılarının

Sabahlara kadar yanan ampullerin kızgın

Birbirine karışmış, değişmeyen kokusu.


Ruhunda kasvetin suyunu buldu

Kimdir

Olsa olsa bir otel katibidir

Bir otel katibi her yerde bir otel katibidir

Gözlüklü ve tedirgindir

Hiç yıkanmamış gibidir, parmakları sarıdır

Ön dişleri çürüktür, avuçları terlidir

Yıllar var ki bir kumaş düşler kendine

Ve bu yüzden olacak sanki biraz terzidir.


Sorarım - ki otel katipleri sorar - bir terlik nedir

Terliğin yenisi yoktur

Geçmişi yoktur, geleceği yoktur

Yeri ve kimliği zaten yoktur

Bir terlik bir terliktir o kadar.


Bilirim kötünün kötüsü bir oteldir burası

Odalarında hamam böcekleri, sinekler

Pis yataklar, lekeler, sararmış çatlak lavabolar

Peki bir insan nedir

Sorarım - ki otel katipleri sorar -

Bir gün gittikçe ufalıyordum

Düş müydü, gerçek miydi, iyi bilemem

Oturmuş bir küvete kuruyup kayboluyordum.


Şarkıcılar, sokak çalgıcıları gelir en çok

Sokak kadınları, serseriler

Evet, ara sıra Ruhi Bey de gelir

Kan renginde gelir, yolunu şaşırmış bir böcek gibi gelir

Sapından eğilmiş bir gelinciğin öğle uykusu gibi

Çocuksu hafif


Tam bizim otelliktir

Sanırım elbisesiyle yatar, ayakkabılarıyla

Sabah olunca erkenden kalkar

Ve kalkar kalkmaz başlar içmeye, doğrusu pek anlayamam

Uçak saatlerini sorar, lüks lokantaları sorar bir de

Pek anlayamam

Şu var ki, kendiyle eğlenir gibi sorar

Elinde vapur tarifeleri, kataloglar

At yarışı listeleri

Yanaşır pencereye, ışığa tutar birer birer hepsini

- Otel her zaman loştur -

Bakar bakar bakar.


Nemli bir havlunun yere bırakılışı gibi

Çöker bir iskemleye sonra

- Çoğu zaman böyle yapar -

Sokağa bakar aralıksız

Öyle bakar ki, sokakta bir şeyler olmuş sanırsınız

Sanki bir cinayet işlenmiş, biri parasını çarptırmış

Ya da terkedilmiş bir kadın yakalamış kocasını

Bağırıp çağırıyordur gebe karnını göstererek

Nerdeyse

Hani nerdeyse polisler gelecek

Nerdeyse

Hani nerdeyse polisler gelecek

- Gerçi her türlü olaya tanığızdır bu sokakta -

Oysa işte Ruhi Bey

Görerek bakmıyordur ki bir şeyler anlasanız


İçer bardağındaki son yudumu da

Topundan boşalan bir kurdele gibi

Sarı bir kurdele gibi

Çekip gider az sonra.