İçeriğe atla

Yanma

Boyut

ve elbet

gözlerim sularımdan çekilince

ürkek bir ceylanla anlaşırım

yüzünün çok yakını olan bir limana

dilinin ve ağzının verdiği baş dönmesine

bahçeni tutan tavşanlara sığınırım


kanımdan geçilmiyor moraran ağzım

kovalanıyorum

ikinci zaman karanlığı iç çarşılar

ey şafak bir askerle anlaş

çünkü namluya sürüldün

işte burada bir ordu yürüyen karnımda

izim sürülüyor köpeklerin sürünerek yaklaştığı

anlaşılıyor

hatırlarımıza dokunulmamış

fakat el konmuş aşkı yaşatırken kuğuların

geleceğimizin serin suları ve göllerine


ey kadın kokla beni

hayatım yasaksınız


gelinmiyor akşam zaman kaplanı

kaçmıştım yeni bir ırmak şeklinde

hayvanların ilkbahar sıcakları bölümünde

kıvrılıp yeniden yakalanıyorum

cam kesiyor göğüslerimi

boynuma zümrüt bir gerdanlık atmışım


hem şarklıyım ben

gövdem yara dolu


sevdiğim kolla beni

anlıyorum


fakat artık dayanılmaz sarmaşıklara

öpüşüyorlar

harbin bittiğini söyle ayrılsınlar

çünkü gece zamanın katranıdır

gelip geçecek gibi değil omurgamdaki didişme

çantamda sevişme askerleri

harbin bittiğini söyle


önce beni boğacaklar özgür ve sevecen olmak için

bir bıraksam

yakut bir kuşun içinde duran ellerimi


sevdiğim

önce kemir bu tel örgüleri gövdemden

geç derimin altındaki tehlikeleri

yürek kızgın bir kuma devrilmeden

yokla beni


anlıyorum kaçmaya zaman yok

şafak birden doğrulacak