İçeriğe atla

Martı

Boyut

Her vapur dumaninin ardina

yüregi sicak

bir insan sanip takilirken

tüyleri islanan bir marti oldugumu

hem azarlayan

hem de sirtima havlu koyan anneme anlatamam


Kanadim kirilsa da konmam

deniz kiyisindaki

hiçbir caminin minaresine

kubbeye tüneyen martilarin

keyiflerince uçmalarini bekleyen imam

ezani geç okudugu için sürülünce

bir dag köyüne


Birazcik daha sabredin diyorum

eski bir sokagin kivriminda

yolun iki ucunu gösteren

trafik aynalarina

hüzün modeli arabalar

kirilmamaniz için örgütleniyor

dolmus duraklarinda


Denize düsen bir gazetedeki

ölüm ilanindan ögrenirim

mendirege attigi çakiltasiyla

ürken martilarin

alkisa benzeyen kanat seslerini

selamlayan yasli adamin

unutulan bir tiyatrocu oldugunu


Gece yarisi söndürülünce isiklarini

kuytu bir iskelede

ne yaptigini görürüm

iki yakasi arasinda Istanbul'un

koltuklarinda günboyu

kadin kalçalarinin izlerini

biriktiren vapurun


Yanindan ayrilmam deniz fenerlerinin

fotografina benzemeyen

heykelleridir çünkü

idam sehpasina çikinca

asagida asilmasini bekleyenlerin

yüreklerindeki sivri kayaliklari

isigiyla aydinlatan devrimcinin


Uyandiririm çigliklarimla

kiyisinda karni aç yatan çocuklari

yiyecek aradigim kent çöplügünün

ama bir parça olsun

koparmam beyazligindan

bilirim ki Kiz Kulesi

dogum günü pastasidir özgürlügün!...