İçeriğe atla

İkrarnâme

Boyut

Münir Baba Tekkesi'nden dönerken

Vadi-i sevdaya düştüm, pür-gamım şahım Ali,

Kimsesiz kaldım karanlık günde gümrahım Ali,

Doğmuyor mihr-i ümidim, çıkmıyor mâhım Ali,

Gelmiyor mu güşuna bu ah u eyvahım Ali?

Merhamet et halime her şeye agâhım Ali,

Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali?


Rû-siyahım, pür-günahım, yok yüzüm Peygamber’e

İstemem bir türlü gitmek böyle rûz-ı mahşere,

Eylerim belki tesadüf der iken bir rehbere,

Düşmüşüm elsiz ayaksız Âstan-ı Hayda/e.

Merhamet et hâlime her şeye agâhım,

Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali?


Tuttuğum râh-ı şekavetten hacil oldum, hacil.

Çeşm-i imanım kapandı, bâtınen kaldım alil.

Halimi hoş görmemek de sence şimdi müstehil,

Nazra-ı affında çünkü İnnehü şey’ün kalîl

Merhamet et hâlime her şeye agâhım Ali,

Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali?


Adeta çıldırmışım sahba-yı lal-i yardan,

Giymişim bir pirehen ki nescolunmuş nârdan.

Beldeki zünnâr-ı teslimiyyetimse mârdan.

Çektiğim gamsa sayılmaz yardan, ağyardan.

Merhamet et hâlime her şeye agâhım Ali,

Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali?


Çıkmıyor bir an ciğerden derd-i sevda hançeri,

Pençe-i aşkın esiri olduğum günden beri.

Ta süveyda-yı dilimde hecr-i yârın ahkeri,

Ol kadar yandım, yakıldım ki unuttum her yeri.

Merhamet et hâlime her şeye agâhım Ali,

Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali?


Cinnet-i sevda ile bir anda yaptım bin günah,

Pîş-i çeşm-i hâlkde oldum hacil ü rü-siyah.

Taş çıkardım adeta, şeytana giydirdim külah,

Pek yazık oldu bahar-ı ömrüme, ettim tebâh.

Merhamet et hâlime her şeye agâhım Ali,

Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali?


Çok gönül kırdım, gücendirdim cevân ü pîrden,

Her nasılsa saptı bir kere yolum tedbirden.

Gerçi dönmez mukteza-yı talihim takdirden,

Himmetin hâli değil lâkin buna tesirden.

Merhamet et hâlime her şeye agâhım Ali,

Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali?


İktibas-ı feyz için mihr-i Münir’inden senin,

İşte ettim âsitân-ı aşkına vaz’-ı cebîn.

Dergehinden boş çevirmezsin beni, kalbim emin.

Daima ağlar, yanar bir bendenim zâr u hazîn.

Merhamet et hâlime her şeye agâhım Ali,

Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali?


Pençezed şehbâz-ı husnet gerdenemrâ ez-kemîn,

Der dilem peydâşud angeh şadhezar âh u enîn.

Mondem bı-hod zi la’l-i yâr-i sevda aferin

Çün şodem bidâr kez men mîreved imân u din

Merhamet et hâlime her şeye agâhım Ali,

Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali?


Ahsen-i takvim-i hilkat levh-i didarındadır,

Reng-i rahmet, büy-ı şefkat varsa gülzârındadır.

Her hakikat, marifet, esrar-ı âsârındadır,

Merhem-i zahm-ı dilim dest-i şifabârındadır.

Merhamet et hâlime her şeye agâhım Ali,

Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali?


Olmayanlar kâşif-i esrar-ı ders-i men aref

Anlamaz can vermeyi uğrunda ey Şah-ı Necef.

Kâinata nur-ı şemsindir veren şan u şeref,

Teşne-i sahba-yı affim defter-i isyan be-kef:

Merhamet et hâlime her şeye agâhım Ali,

Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali?


İşte benden yüz çevirdi aşinalar büsbütün,

Bir enisim kalmadı endişeden başka bugün.

Destgîrim, Neyzen-i bîçareyi bir dem düşün,

Nur-ı çeşmin ol İmarneyn-i güzin başı içün

Merhamet et hâlime her şeye agâhım Ali,

Var mı senden başka söyle ilticagâhım Ali?


İstanbul - Çukurçeşme