Necip Fazıl Kısakürek Şiirleri
Şiirler
61–90 / 339 şiir · sayfa 3/12- Büyük Randevu
Büyük randevu... Bilsem nerede, saat kaçta? Tabutumun tahtası, bilsem hangi ağaçta?
- Camii
Camiler serbest ama bütün yolları yasak; Onlar meydana hakim,bizse camide tutsak... 1974
- Canım İstanbul
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar; Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar. İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim; O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim. Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;…
- Cehennem
Ateş benim yıkayan, yuyan, emzirem annem! Bir arınma kurnası olsa gerek cehennem...
- Cemaat
Sözde İslam... Bir ferdi bir ferdine kaynamaz; Bu halle utanmadan,camide saf saf namaz! 1974
- Cemadat
Camilerde cemaat yerinde hep cemadat; Siner de köşelerde Haktan beklerler imdat! .. 1977
- Çek Perdeyi
Evler döşemekti bendeki tasa, Yaptım, ettim, nöbet mezara geldi. Yeter bana, üç beş arşın bez olsa; Beklenmedik mallar pazara geldi.…
- Çırpınır
Dinle, kulağını ver de mezara! Ölüler evlattan yana çırpınır. Nesiller arası korkunç manzara; Domuz yavrulayan ana çırpınır.…
- Çile
Gâiblerden bir ses geldi: Bu adam, Gezdirsin boşluğu ense kökünde! Ve uçtu tepemden birdenbire dam; Gök devrildi, künde üstüne künde...…
- Çocuk
Annesi gül koklasa, ağzı gül kokan çocuk; Ağaç içinde ağaç geliştiren tomurcuk... Çocukta, uçurtmayla göğe çıkmaya gayret; Karıncaya göz atsa 'niçin, nasıl? ' ve hayret...…
- Çöl
Gözüm,aklım,fikrim var deme hepsini öldür, Sana çöl gibi gelen,o göl diyorsa göldür...
- Dağlarda Şarkı Söyle
Al eline bir değnek Tırman dağlara, söyle Şehir farksız olsun tek Mukavvadan bir köyle…
- Dalgalar
Sarmış deniz kızları gibi dalgalar bizi, Uzun saçları gümüş, şeffaf tenleri fosfor. Yumuşak başlarıyla sarsarak teknemizi, Yolcu, gittiğin sahil nerde diye bağırıyor.…
- Dayan Kalbim
Seni dağladılar, değil mi kalbim, Her yanın, içi su dolu kabarcık. Bulunmaz bu halden anlar bir ilim; Akıl yırtık çuval, sökük dağarcık.…
- Değişen-değişmeyen
Sofrada değişir her şey, ekmek değişmez; Ne kanun! Değişmez'e hasret çekmek değişmez.
- Deli
Mayın tarlasına düşmüş bir deliyim, hudutta; Gözüm, sekizinci renk ve dördüncü bulutta....
- Destan
Durun kalabalıklar, bu cadde çıkmaz sokak! Haykırsam, kollarımı makas gibi açarak: Durun, durun, bir dünya iniyor tepemizden, Çatırdılar geliyor karanlık kubbemizden, Çekiyor tebeşirle yekûn hattını âfet;…
- Devrim
Devrim odur ki, kalbten fâniliği devirsin; Yaşamaktan murad ne, hesabını bildirsin! ..
- Dipsiz Kuyu
Ağzıma soğuk kurtlar dolacak, gözüme kum; Dipsiz kuyu, sürdükçe zaman, sürecek uykum...
- Doğu-Batı
Doğu derki Batıya, güneşi fethetsen de, Ruh gerçeği bendedir, madde yalanı sende (1982 )
- Dönemeç
Bir gündü, hava ılık Ve cadde kalabalık Bir kadın sapıverdi önümden dönemece; Yalnız bir endam gördüm, arkasından, ipince.…
- Dövün
Ben ölünce etsin dostlarım bayram; Üstüste tam kırk gün, kırk gece düğün! Açı doyurmaksa kabirde meram, Yemeğim fatiha, günde beş öğün.…
- Dua
Bıçak soksan gölgeme, Sıcacık kanım damlar. Gir de bak bir ülkeme: Başsız başsız adamlar...…
- Düşmanıma
Ey düşmanım, sen benim ifadem ve hızımsın; Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın!..
- Düşünmek
Bana biricik gıda, aç ve susuz düşünmek; Sizinse düşünceniz, yemek, yatmak, eşinmek! 1974
- Düzen
Doğan güneşler her gün ayni da her gün yeni; Ezelden ebede dek, iste İslam düzeni!..
- Ebedî Taze
Bir yer var ki, orada sayı üstü endâze; Ne solmak, ne yıpranmak, her şey ebedi taze...
- Ecel
Yetişir boğuştuğum gece gündüz ecelle; Allah Rahim ve Rahman, Allah Aziz ve Celle...
- Eksik
Göz attığım her şeyde işte o şeydir eksik; Mekân kopuk kopuktur, zamanda kesik kesik...
- Emanet
Bir anlık emanetle ne türlü övünelim; Gel, rahmet kapısında ağlaşıp dövünelim! ..