İçeriğe atla

Tanrıların Yeryüzü Seyahatnamesi

Boyut

bir:


şunu unutma mah:

uluslararası suların en sarp semenderi!

inanılmaz bir iş gibi.

sızının kapalı tutulduğu gevşek deliliğin

bronz menzil üzerinde

düzensiz cetvel üzerinde

gözlerini ekmeğe dikmiş köylünün geometrik geçmişinde

ve uğultuları emerek yaklaşan yüzyılı

yüzyılın dağlara bir çocuk pijaması giydirdiği aşk anını

dile deyen yılanın iççekişini

iççekişteki huşuyu.

inanılmaz bir iş gibi.

bilmeden

yalnızca sezgiyle hope.

değer biçmeden ve

hope! yalnızca yalın, yalansız sözle.

tenin bir sirk çadırı olarak gerilip kurulduğu kuyu

mah! sen de

sen de

tenin bir sirk çadırı olarak gerilip kurulduğu kuyularda uyu.

o mahşer sırrının, o delidolu kainat yemininin

kırmızı melek denizini

yaralı arkadaşını sırtında taşıyan bir başka yaralı asker gibi

varlığına yedirip nerelerden nerelere kaçırdığını.

inanılmaz bir iş gibi.

yaralı bir asker gibi,

azimli, gururlu.

mah! sakın unutma bunu!


iki:


tehlikeli tanrıların pençesindeyiz: insanız!

bulanık rüyaların ardında

tabiriz!

cansısız!


üç:


aldığımız havayı geri salarken yine havaya

oksijenle hidrojen arasına sıkışmış ruhuz.

ruhsuzuz!


dört:


isimlendirilmiş sevdalarla inerken sığ yükseltilere

bağırıyor en önümüzde'kiler:

- kılıç diye kullanın bakışlarınızı

gözleriniz elmas süslü kın ola!


yutmayın asla düşmanın verdiği lokmayı

onlardan içtiğiniz su, sizin kanınızca aka!


bir ürperti bir kuş utangaçlığı

gitgide yerleşiyor ayyuka.

atıyor damar, atıyor yeşil ve yemyeşil

atıyor acımasız gulyabanilerin cemalinde,

atıyor yekpare.


beş:


geriliyor şevke doğru yüzlerin camında buğu.

uyku:

göçmen, cisimsiz rüyaların ölümü ararken

bir örümcek ağında kımıltısız bulduğu.


ezgilerle kesiliyor, doğranıyor maziye dolan göğüs,

bilinmeyenle değil, bilinmezle yoğruluyor lodos,

hırçınlık sayılmamalı öfkeli zehrin son teklifi:

hüzün bitti, elveda şiir, ömür paydos!