İçeriğe atla

Ne adı olamaz

Boyut

tutuştu yüzümün en serseri hücresi:

Gözbebeğimin ortasındaki dev mozaik hücre

yoksa katlanılabilir mi sanki bu ömre

-ki

batırılıp çıkarılmış batırılıp çıkarılmış

zehirden zehre...


gitsem, biliyorum, çocukluğum küsecek bana

kırmak istemiyorum yazılmamış mektuplarımı

bütün mekteplerde aşkımı yaramazlık ederler

ve kuvvetli dudaklarda, biliyorum,

ne çok özlemim vardır...


kendi adımla çağırdım ölümü çoğu

hep hayat koştu geldi

o hayat ki çocuktu saftı temizdi

ve ölüm kadar güzeldi...


şimdi ellerimde, dehşetin cenini kımıldıyor

azot dönüyor gökten toprağa, topraktan göğe

nasıl sevdalanmışsam meğer sana ey kavga

tıpkı sevdalandığım gibi ölmeye...


patladı işte gençliğimin en lüzumlu penceresi

adını adıma sapladım: İntiharlar kanadı


unutabildikçe artacak korkularım

korktukça da ezberleyerek susuyorum


kaçını sevdim, kaçını vurdum, kaçını bıçakladım

sen olsun, sevme beni korkuyorum


23 şubat 1988