İçeriğe atla

Kırmızı Deri Ceketli Muz

Boyut

Uçuşan küller görüyorum Ne yandı

Neyi yaktılar seninle sevişirken

Nedir alevin şah damarını kesen o tortu

Ben geceye biraz soğuk su serpeceğim


Evet, tehdit edildiğim doğru

Yüzünü bir bıçak gibi yüzüme dayayanlar var

Ama, öyle kolay vermem kimseye sonsuzluğu

Sürekli gittiğin yolda yabancılar soruyorsa adını

Hepsi de inatla taşıyorsa kucağında bir at kafası

Fazla cüretkâr ve laubaliyseler güzel kelimeler gibi

Kuzeye çevir gözlerini, gözlerin güneyde fazla esmer


Varsayalım ayrılmak istiyorsun kendi cümlelerinle

Al beni, bir kitap ayracı diye yerleştir içine

ki Bu aşkı unut Kaldığın yeri unutma misal

Özel şeyler için yaz başladığında

Sırasını bekleyen haindir sonbahar


Uçuşan küller görüyorum Ne yandı

Özneler böyle mutsuzken

Hangi fiil karşılar sanki artık yalnızlığı

ki Bu hayatı unut Yaşadığın anları unutma misal


-Sözcükler D. Mayıs/Haziran’16-