İçeriğe atla

İnşaat Saatleri

Boyut

istanbul'un bütün satrançları oynandı!


tüysüz bir oğlan bacağına benziyorsu akdeniz

mavi dudaklarıyla yosunları öpen bir sarışın savaştı

beni bile aşan o gizem. Bilmem ki nerelere gizlesem

hayatımı / diye diye / yükseldim

yükseldim alçaldım

yükseldim alçaldım da güzeldi alçaktı

yüzümün orta yerinde bir bıçak gibi saplı duran

sevdalarım. Anlarım ben, anlat diyordu gece


edebiyatsızlık olur-olacak

suyun

o

palamar kafatasını

kayalıktan gözkapaklarıma

deydirince,

ve donunu

içki kadehleri ve doktorlar ve savcılar

ve sadakatlerle şevkatler

ansızın indiriverince


bir yağmur dururdu, hep, bilirdim,

denizin derinliklerinde, hiç yağmayacak,

ipince.


istanbul'un bütün briçlerinde sanzotu var!


bütün felsefeler geçecek bütün satrançlar

bütün briçler...

bize bir tek hasret ve ihanet kalacak, inan

bize bir tek, hüzün imgeli sevinçler!

baş-

kaldıra-

cağız!


başımızın üstünde şekilden şekile girecek

serseri anlamlar yaşıyan yıldızlar

delikanlı bir güç taşıyan tanrılar

ve onlara ait

çocuksu bir gülüş taşıyan kocaman bir ağız!


yır-

ta-

cağız!


yangınlara bilmemkaç kilometre kala

binip kandan yaratılmış ölü dev bir çakala

ve tutunup yelelerine

ve tutunup koltukaltı kıllarına

sahipsizlik'in, ahlak'sızlığın

kudret denen o şahane cesedin

çenesine doğru

tır-

ma-

na-

cağız!


bir sözcük bile edemeden darmadağın

kapanıverecek o yapış yapış ağız!

ağzın o ağulu, ebruli boşluğuna

yeni bir çağ inşa eder gibi sıçacağız!