İçeriğe atla

Homoloğ

Boyut

herhangi bir fotoğrafını tutarak hafifçe

kenarından: 'korkma, ellerin ıslanmaz bundan,

baştan çıkmış bir siyah varsa gözbebeklerinde

hüznünü son yalnızlık olarak büyüleyen ve

yüzünü öne eğerek geçtiği yerlerde şimdi

kaçıncı çocuklar yeşerir' dedin, 'bulamayacaksın,

artık ısınmak için yağmuru beklemeli sevgili

sıcak damlalar altında ruhun deniz geçirmezse eğer,

dirilir boynundan kopup savrulur koşar gibi birinin

kaygı üstüne kaygı desenli bir ipek eşarp

incecik bir rüzgara cenk dersleri veren gecede

altına batırılmış ayaklarının parmakuçlarında

usulca geldiğin o hülyalı mabedde

vasiyetnameni açıp okuyan çocuk: onun için öldü!


bazı çocukların içinde

ceviz kırar kanlı sincaplar, bir gemi yaklaşırken

bir gemi uzaklaşırlen limanda farklı ağlayan

iki insan, ah tabii gözlerinden de söz etmeli;

kurşunlanmış bakışlarla tanımlı aşklar bunlar

parçalanmış dudaklarla beslenmiş aşklar bunlar,

her aşka önce kendine ihanet ederek başlamalı'

ardından tutuşturup o resmi başka bir köşesinden

atıverdin pencereden dışarı ve dedin ki 'korkma

ellerin yanmaz bundan'


konuşamadım-sustum-yutkundum-durdum

tek yalan söyleyemedim korkumdan! .