İçeriğe atla

Ayrılık Patileri

Boyut

ay farzındayım

tırnaklarımın arasına dünya birikti

kimseye koyduğum ad da yok

ve bu gece

ilçeyken il oluveriyor yalnızlığım


elinden tutup yeğeni acıyı

parkta gezdiren bir dayı gibiyim

her yanımda jilet yaraları

annem ölmüş bunu babam yeni söylüyor


telefon kulübelerine yaslanıp ağlıyorum

neden aramadım ben hiç seni

ama neden ben seni,

kaçarken sise takılmış ellerim hep kopmuş

kokuşmuş içimde daha dün gebermiş serseri


kim bilir çocukken öptüğüm kızın yüzü şimdi ne halde,

şimdi ne halde öldürdüğüm sinekler geçen ve evvelki yaz

hani saçlarına konmuşlardı da daima bağırmıştık

daima hıçkırmıştık: aşka niye karşı konmaz? !


tedavisi mümkün değil bu hırçın tutkunun

denize, balığa hükmeden kaptanken bir de hele,

ayrılık, bir kedinin gözünün kanlanması

artık mümkün değil aşka müdahale!


örneğin biraz da trajediden bahsedelim

ameliyatla şair oldum ben, ameliyatla yalnız kaldım

diz çöktü çocukluğum cerrahın önünde:

kurtarın lütfen onu, ben onsuz ne yaparım? !


türkçe, bence sözlüğün üstüne

konuyor bir irinli tüy sessizce

ilçeyken il oluveriyor yalnızlığım