İçeriğe atla

Bercesteler

Boyut

Döğülmeye söğülmeye koğulmaya billâh

Hep râzıyım ammâ ki efendim senin olsam


Eylesen tûtîye tâlim-i edâ-yı kelîmât

Sözü insan olur ammâ özü insan olmaz


Ey dil ki hecre doymayıp istersin ol mehi

Şükr et bu hâle yoksa gelir yüz belâ sana


Cevr odı yaktı beni yanımda durma ey gönül

Bir tutuşmuş âteşem kurb-ı civârımdan sakın


Edemem terk Fuzûlî ser-i kûyın yârin

Vatanımdır vatanımdır vatanımdır vatanım


Ey Fuzûlî câna yetmişem gönülden şükr kim

Bağladım bir dil-bere kurtardım ancan cânımı


Cân u dil kaydını çekmekten özüm kurtardım

Cânı cânâneye ettim dili dildâra fedâ


Ah eylediğim serv-i hırâmânın içindir

Kan ağladığım gonce-i handânın içindir


Dostum âlem seninçün ger olur düşmen bana

Gam değil zîrâ yetersin dost ancak sen bana


Esîr-i gurbetiz biz senden özge âşinâmız yok

Ayağın kesme başınçin bizim mihnet-serâlardan


Kıldı zülfün tek perişan hâlimi hâlin senin

Bir gün ey bî-derd sormazsın nedir hâlin senin


Ne yanar kimse bana âteş- i dilden özge

Ne açar kimse kapım bâd-ı sabâdan gayrı


Cân u ten oldukça menden derd ü gam eksik değil

Çıksa can hâk olsa ten ne can gerek ne ten bana


Avâreler felekzedeler mübtelâlarız

Alemde bir muhabbete kalmış gedâlarız


Hâlî etmiştir mahabbet beni benden dostlar

Ayb kılman âlemde görseniz bî-pervâ beni


Demen kim adli yok yâ zulmü çok her hâl ile olsa

Gönül tahtına andan özge sultân olmasın yâ Rab


Tutuştu gam oduna şâd gördüğün gönlüm

Mukayyed oldu ol âzâd gördüğün gönlüm