İçeriğe atla

Var Var

Boyut

Yok denecek bir şey ama var var

Yılan yılan çinkoya mavi

Damın altında kaç sıra tuğla eksik eksik

Niyedir bilmiyorum pencere koysak mıydı adını

Bir ördek, bir keçi yavrusuyla dışarısı

Gebe karnıyla bir kadının

Güneşin döndüğü tepsiye vurmuşlukla

Vay çiçekleri, kedileri bakmak bakmak yapan elim

Nedendir bilmiyorum ellerim tutsak mıydı.


Bizi bir pencere gösteriyor ama gösteriyor

Işıklar sırtımıza vurmuşlukla

Vay ışıklar vay! hep birden çinkoya mavi

Akıntısı aya doğru uzanan

Bir komşum var kesin gözlü, uzağa baktıkça rahat

Bana ay diye yutturdu pembecikleriyle bir kızı

Onunla birlikte yatıyoruz şimdi

Onunla birlikte kılların uzunluğu

Aramızda bir odada olmaktan başka neyimiz var

Yok denecek bir şey ama var var.


Vay! mendili dörtlere katlayıp cebine koyan ben

Çok ağrıyan yerlerim pembeye mavi

Bilirim ondan öyle ne ağrı ne sızı

Aklıma damların üstünde koşmak koşmak

Bu uçanlar serçe cıva gibileri serçe

Gittikçe unuttum o kadar insan sevdim de

Çekik gözlü, kıvırcık saçlı, düz beyaz yüzlü o kadar

Diyorum elleri nerde benimkisi bu mu

Hani o büyücek sevgiler şimdi de yok mu

Yok denecek bir şey ama var var.