İçeriğe atla

Acı Bahriyeli

Boyut

Binlerce geyik ya da binlerce kuşun beraberliği

Aşk, o benim en güzel hayvanımdır

En yeşil ormanların en yeşil mantığında

Duyulmaz, öpülmez balığında deniz altlarının

Ya da bir akşamüstü lokantası gibi

Çöküp de köylülerin yorgun argın

Aşk

Çok belli bir dudakta iki kişi olmanın.


Çok gördüm bir kadındır atlanıp gözlerinden

Göz, o benim en deli hayvanımdır

Bir fiildir ne zaman, durakalmış bir fiil

Ucuza yaralanmış, vurulmuş serserilikten

Gözdür, kim ne derse desin, bütün aşkların en serserisi

Karasız, durgun ve küçülmüş bunca serüvenden

Aşk

En bitirim acılarda en dayanıklı büyüyen.


Tükenmez ağızlarda tükenmez seslenişler

Ses, o benim en çoğul hayvanımdır

Değil ki yaşarken, niteliksiz sevişirken

Bendeki her şeye, sizdeki her şeye bir uzanım

Ya da bir sıkıntıya renk katar gibi

Fışkırmış içinden bunca kısırlığın

Ses

En kesin çığlıkları kendiyle konuşmanın.


Duygular patronu, özeti meyhanelerin

Laleler, onlar ki benim en çiçek hayvanlarım

Elinde bir çakıyla her zaman bahriyeli

Durup en değersiz yerinde kaldırımların


Ya da bak kardeşim benim adım Süleyman

Orası karşı kaldırım, orospu bahçeleri...

Bana kalırsa yanyana gelmeyelim

Bahriyeli!

Belki bir sıkıntı var denizsiz gemilerin.


Bir sorumsuz kapımı çalar her sabahleyin

Kapılar, onlar ki benim en kadın hayvanlarım

Oysa ben her türlü kıpırtının ardından

Bir böcek, bir ışık ve yoksullar gibi korkarım

Ya da bir yolculukta bunalmış gibi

Varıp da farkına uzaklığımın

Korkular

Bak kardeşim benim adım Ismayıl

Kafamı kızdırma adamı bıçaklarım.


Binlerce yıl ya da binlerce yılın niteliği

Zulümler, onlar ki benim en kesin hayvanlarım

Tunç öküzler içinde yanması esirliğin

En soysuz ağızları en katı mantıkların

Ya da bir Neron’un yeniden gelişi gibi

Görüp de halini deşilmiş karınların

Aşk

En bitirim acılarda en dayanıklı kalmanın.


Sen miydin acı lâle, cam dışları gibi gösterişli

Lâleler, onlar ki benim yakınlık arkadaşlarım

En canlı yüreklerin en canlı mantığında

Sürüler, sürüler, insan sürülerinin

Ya da bir Sivaslının gölgesi gibi

Karanlık, ağır, mahzun dönmenin

Lâleler

Kim bilir nerde kim bilir kimi sevdiğimin.