İçeriğe atla

Karacaoğlan

Boyut

Kilimim siyahtır bütün renklerden

İçinde kil var milim var


Umut'un içinde mut varsa

Umutsuzluğun da içinde umut


Bağnazlığın içinde Banaz

Götürüp sonra Sivas'ta astılar


Ülkemin ırmakları dışarı akar

Neden bilmem can havliyle akar


Akarsuların hepsi karasu

Dağ doruklarında denizyıldızı çakıllar


Akıntılar akıntılar ters akıntılar

Üstünde simürg uçar


Maphusta beyaz elli Musa

Balıkçıl yürüyüşlü firavunlar


Kedi adımlı dışişleri bakanları

Onun parmaklarıyla konuşurlar


Ayrılık vezirleri yabancıl yontular

Nazımdaki nazı okşar gibi dururlar


Babam sayrı düşmüş, döşeğinin altında

Kasım güneşi ve asık yüzlü tanrılar


Yaş otuz beş dantel gibi ortasından

Sessizce yırtılmış temiz yüzlü hacılar


Karacaoğlan der ki göçüm söküldü

Kilimim parça parça acılar al al açar.