İçeriğe atla

Bi Tane Daha

Boyut

bu yürek, kahpe yürek, yetim yürek, yoksul yürek

hani şu uzun havalarda, bozlaklarda, mayalarda

iflah olmaz türkülerde tüten

hani şu insanı kahreden canım

kurşun misali delip geçen

kurşun misali çöken


bu yürek, yetim yürek, yoksul yürek

binbir yerinden yaralı, binbir yerinden yamalı yürek

bir yanı tanrı, bir yanı kul

bir yanı tezek, bir yanı gül

bizim insanlarımız oğul ne zaman gülecek?


bu yürek, yetim yürek, yoksun yürek

varımız, yoğumuz, malımız, mülkümüz, sermayemiz

canevine konan ilk taş

canevinden uçan ilk kuş

bu yürek, yetim yürek, yoksul yürek

bir yanı gül, bir yanı tezek

bizim insanlarımız oğul ne zaman gülecek?


ağlamak ayıp değil kana kana

ama gülmeyi unutmuşlar yüzlerine baksana

o canım sevinç pırıltısı düşmüş gözlerinden

paramparça, tuz buz

bizim insanlarımız böylesine karagülmezse

birimizden biri suçluyuz

peki neyleyip nidelim

alıp başımızı limon misali avuçlarımızın içine

kara kara düşünelim


bir ilimiz var adı Rize

durup dururken bir bardak çay sundu bize

Rize’de çayı kim yetiştirdi Rize’de

Missisipi’ye karışan çayları öğretirler bize

Rize’de çayı kim buldu Rize’de

kimdi o sessiz sedasız

kumral kumral demlenen mübarek adam

adını öğretmediler bize

işte o güzel adamdan bre şahin aman

bi tane daha


şu dağın başında bir top gül vardı

eşi görülmemiş bir top gül katmer katmer açardı

kırk bin köyde kırk bin umut

kırk bin köyde kırk bin tomurcuk

kırk bin adet meyveye vurmuş fidan

köy okullarımıza nasıl kahpece kıydılar anlatamam

hey gidi mangal yürekli Tonguç baba

köy okullarımızı kilim misali ilmik ilmik ören

adını kaç aydın koydu acaba

mangal yürekli Tonguç baba

sana Anadolumun her yanından

kekik kokan, keklik kokan, Cevat Şakir işi

kınından çekilen kılıç gibi bir merhaba

bir mangal yürekli Tonguç baba yetmedi bre şahin aman

bir Tonguç baba daha


pırıl pırıl bir Karacaoğlan

bir Dadaloğlu, bir Pir Sultan

dilimize düşen ilk mübarek cemre

bitip tükenmeyen Yunus Emre

biz dünyadan gider olduk demiş kalanlara selam olsun

ama hep böyle gidecekse bu dünya canım Yunus

topumuza haram olsun


gözünün nurunu sevdiğim koca Sinan

on parmağı on ulu çınar misali her yandan yükselen

dünya durdukça duracak olan

gecekondular mı gelecekti arkandan

bir kara Sinan yetmedi bre şahin aman

bir Sinan daha


bir tren kalkıyor Haydarpaşa’dan

gözyaşları yoncadan Eminem

öfkeleri meşeden

bir tren kalkıyor Haydarpaşa’dan

dünyanın en güzel treni

ağzına kadar Mehmetçik yüklü

lokomotifi pala bıyıklı

vagonlarda bir telaş bir kıyamet

Memetçik Memet, Memetçik Memet

bir tren kalkıyor Haydarpaşa’dan

tren değil bu bir hışım

ilk Türkçe dersimi ondan almışım

Memetçik Memet

Türkçem kadar güzelsin diyen büyük usta

Nazım Hikmet

bir Nazım Hikmet yetmedi bre şahin aman

bir Nazım daha


kırmızı gülün alı var

kolay kolay gelir miydi bir Mustafa Kemal

bir Mustafa Kemal yetmedi bre şahin aman

bir Mustafa Kemal daha


bu Anadolu var ya bu Anadolu

bu misli menendi görülmemiş cömert ana

bu her yanı meme, bu her yanı dudak, bu her yanı gül

bu zırnık almadan veren habire veren yediveren gül

bu Anadolu var ya bu Anadolu

bu üç yosma denizde üç defa ıslanan

gürbüz ırmaklar ortasında susuzluktan çatlayan

bu Anadolu var ya bu Anadolu

bu sapsarı sıtma, bu masmavi gurur

ne tosunlar doğurmuş ne tosunlar

bak daha neler doğurur.