İçeriğe atla

7 Tane Erik Ağacı

Boyut

Boş ver kafiyelere Reyis

Boş ver şiir yazmaya evlat

Otur da doğru dürüst

7 tane erik ağacının hikayesini anlat

Evimiz deniz kenarındadır Fındıklı’da

Ekmek paramız Beyoğlu’nda çıkar

Beyoğlu’na bir yokuştan çıkarız yirmi senedir

Yokuşun ortasında bir arsa

Arsanın ortasında yedi tane erik ağacı

Saydım yedi tanedir

Ne zaman yolum düşse

Erik ağaçlarını arar gözüm

Ya kedi yavruları gibi sırıl sıklam

Ya buram buram bahar içredirler

Ya bütün dalları kırılıp dökülmüş

Her sene kırılır dallar adettir

Bu yaz geleceğine alamettir

Yaz geliyor demektir yokuştan paldır küldür

Yoğurtçusu, dondurmacısı, çavuşu, yapıncağı kütür kütür

Yaz geliyor demektir çok şükür 951 senesinin baharında

Kestiler yedi tane erik ağacının yedisini birden diplerinden

Henüz yeşermeğe başlamışlardı çıtır çıtır

Körpe bir salatalık yeşili inceden Islak, nemli, ümitli

Yedisini birden kazımışlar köklerinden

Saçlarından tutup birer birer

Yedisinin de köklerini sökmüşler

Şimdi onların yerinde cascavlak

Ensesi ceketinden iki parmak dışarda

Üç katlı tombalak bir apartman kuruldu

Güzel bir yapı olsa içim yanmaz

Yapı değil mübarek hacıyatmaz

Yağlı bir çift tavla zarı

Bir yanı kumbara bir yanı kasa


Elveda benim her mevsim dalları kırılan

Sıska çelimsiz

Ama son yaprağına son eriğine kadar cömert erik ağaçlarım


Ne zaman yolum düşse

Gözlerimi yumup sizi hatırlayacağım.