Abdurrahim Karakoç Şiirleri
Şiirler
211–240 / 368 şiir · sayfa 8/13- İşittiniz Mi?
Takvimler ve saatler durmuş; işittiniz mi? Ve kuşlar avcıları vurmuş; işittiniz mi? Yürümüş dağ, tepe, orman, ova, yani herkes Sadece ırmaklar uyurmuş; işittiniz mi?
- İtiraf (ister ağla, ister uyu)
İster ağla, ister uyu bebeğim Yüreğime kundakladım ben seni Yakacaksan, yak ta kurtul; ne deyim Ateş diye kucakladım ben seni.…
- Kaide
Kadim zamandan beri varlık kaidesi bu Yaylalar sümbül kokar, gül nesli gülden doğar Aşk ile yananların külüne düşerse su Yeni aşk fidanları soğumuş külden doğar..…
- Kara Haber
Ellerin yurdunda çiçek açarken Bizim İl'e kar geliyor gardaşım. Bu hududu kimler çizmiş gönlüme? Dar geliyor, dar geliyor gardaşım.…
- Karabağ'a Mektup
Bahtına ağlayan Azeri kızı Sen Karabağ dersin, ben karayazı Boşlukta çırpınır Türk’ün avazı Sanma ki dertlerin azı bizdedir Sizdeki yaranın özü bizdedir.…
- Karşılama (bekir Balaban'a)
Geldi gönderdiğin şiirden mektup Arada bir böyle yaz Balaban'ım. Zaman siciminin ucundan tutup Bazen bağla bazen çöz Balaban'ım.…
- Kartel Medya
Vıcık vıcık çamura 'mermer' der kartel medya Baltalı oduncuya 'berber' der kartel medya Her gün bir kamuoyu yalanını uçurur Halkın sevmediğine 'Server' der kartel medya..…
- Kaşık Meselesi
Yıkanmıyor darbenin tencere bulaşığı Tarihe not düşüldü: Sarıkız-Ayışığı Kırk yıldır biteviye hak yiyen tekaütler Bırakmak istemiyor elindeki kaşığı...…
- Kendime Öğüt
Umutları hayâllere bağla-çöz, boş oturma. Sevgilere, nefretlere hudut çiz, boş oturma. Rüzgârı, yağmuru dinle; gecelerden nur topla Kimse yoksa nefsin vardır, söyle söz boş oturma.…
- Kendine Gel (Gerdanlık)
Öfkeyle, nefretle sefere çıkan Sıcak yaz gününde kışa tutulur Ben kralım diye değerler yıkan Fildişi sarayda taşa tutulur..…
- Kesit
Gözlerim, yollarda serili kilim Yüreğim, denizde bir garip balık Yaralı kekliktir ağzımda dilim Ben, kendi türkümü anlamam artık.…
- Keyfiyet
Göl, göl oldu anaların gözyaşı Kan selinde akıyoruz eyi mi? Ateş sardı Malatya’yı, Maraş’ı Kendimizi yakıyoruz eyi mi?…
- Kılavuz Nesil
Batılın önünde set Hakk'a kılavuz nesil. İlimde Ak Şemseddin Kararda YAVUZ nesil. Hakk'a kılavuz nesil...…
- Kırkıncı Yıl Hesabı
Uykuları harman ettim, savurdum Bir mübarek düş aradım kırk sene. Ne usandım, ne yoruldum, ne durdum İçi doğru dış aradım kırk sene.…
- Kırmızı Çizgilere Mersiye
Kırmızı çizgilerimiz vardı Asker-sivil üstüne titrerdik Çok çok uzak ülkelerden Mekanik dinozorlar geldiler Kırmızı çizgilerimizi sildiler…
- Kim Kimdir?
Müminler Yaradan’ın mülkünde mültecidir Ki o mülkten kovulmak yanmaktan da fecidir Ruhları okumak zor bu dünya mahşerinde Kim kimin takipçisi, kim kimdir, kim necidir?…
- Kime Gardaş Deyim?
Yalan,dolan ile garip köylümü Aldatıp soyana gardaş mı deyim? Allah´ın emrine isyan edip de Şeytan´a uyana gardaş mı deyim?…
- Kirli Cepler
ÇANKAYA hep ÇANKAYA, usandık bıktık artık HİLALKAYA yok mudur şu bizim memlekette? Ülkemde huzur bozan üç-beş hayası yırtık Kirli birer cep oldu pantolonda, cekette.…
- Kompozisyon
Öküzlere öküz demek Affedilmez suçtur evlat! Doyurmuyor artık ekmek Ekmek bile açtır evlat...…
- Korkaklar Resmigeçidi
Zifiri karanlık 'aydın'larımız Evvelemir Bismillah'tan korkarlar. Ve 'çağdaş yaşamcı' kadınlarımız Gusül, abdest, Kıblegâh'tan korkarlar.…
- Korku
Ben deliden çok kurnazdan korkarım Cahilden ziyade yobazdan korkarım Bedenimdeki hastalıklardan değil, Adalete düşen marazdan korkarım.
- Korkum Yok
Ham ervahta her zaman endişe var, evham var Benimse insanlığa, adalete sevdam var Varsın gökler gürlesin, varsın şimşekler çaksın Hak bildiğim hususta ne korkum ne pervam var.…
- Köroğlu'na Mektup
Benden selâm olsun Koç Köroğlu’na Şimdi devir başka, zaman değişti. Karga konar kır atların beline Arpa bulunmuyor, saman değişti.…
- Kuduz İt
Yine kuduz it gibi saldırıyor İsrail Kadın-çocuk demeden, öldürüyor İsrail Dayısı Amerika her zaman arkasında Dişine kan değdikçe çıldırıyor İsrail.…
- Kurban Bayramı Tebriki
Kurbana da erdik Allah’a şükür Kurban Bayramınız mübarek olsun. Kesilsin kurbanlar, sevinsin fakir Kurban Bayramınız mübarek olsun.…
- Küçük Sınav
Ana, baba vesiledir ortada; Kim gönderdi? Nasıl geldin? De hele. Et, kemik, kan mevcut durur mevtada Eksilen ne? Niye öldün? De hele.…
- Küllerimiz Nerede?
Her mevsimde dut yedi bizim bülbüllerimiz; Sesler gırtlağa kaçtı, arttı müşküllerimiz. Şu zaman dedikleri değirmen ne insafsız! Yandık ve öğütüldük, nerede küllerimiz? .…
- Lüzumat Müzekkeresi
Uzun boylu, kısa boylu Ölse ne ki, kalsa ne ki? Üç-beş yüz bin işçi, köylü Ölse ne ki, kalsa ne ki?…
- Maalesef
Siyaset meslek olur, insanlar keneleşir Büyükler fil-gergedan, küçükler süneleşir Ruhlara perçinlenen kelepçeler çözülmez Günler uzar ay olur, haftalar seneleşir..
- Manzara
Adamlar tanıdım nice koltuk görmüş Koltuklar tanıdım hiç adam görmemiş Adamlar tanıdım yiyip içen ölü Adamlar tanıdım bin yıldır ölmemiş..…